BASBUG.BIZ - Ziyaretçi Defteri Mesajları

« ÖncekiSonraki »Mesaj GönderYönetici Giriş
Toplam : 725 mesaj
1...1213141516...25
     
Abdullah alagöz/ 28/11/15 17:00 abdullahalagoz1453@gmail.com IP:xxx.xxx.xxx.xxx 

EN BÜYÜK ŞANSIZLIĞIMIZ AKP VE BUGÜNKÜ MHP YÖNETİMLERİDİR
*
Bilder oder Fotos hochladen
Yorum:Abdullah Alagöz
*
Türkiye, tarihin görülmediği kadar hem içten hem de dıştan bir fay kırılması yaşamaktadır.
*
Türkiye’nin dört bir tarafı gelecek asırlara etki edebilecek yapılanmalara doğru giderken ve bu yapılanmaları bilindik tarihi düşmanlar, emperyal güçler şekillendirirken Türk devletinin ehil olmayan ellerde olması büyük bir şansızlıktır.
*
Kuzey Irakta kendi desteğimizle bir Kürt oluşumuna imkân hazırladık. Bununla yetinmedik Suriye’nin parçalanmasına davul -zurnayla destek verdik. Şiiler İran desteği ile Hem Irakta devlet kurdu hem de Suriye’de nüfusun %10 olmasına rağmen İran ve Rusya yardımıyla varlığını devam ettirebilmektedir.
*
İdeolojik ütopyalarında boğulan ve Ortadoğu’yu okuyamayan AKP iktidarı, bir yandan Türkiye için gelecekte bekasını etkileyecek oluşumlara zemin hazırladı diğer taraftan hem Irak hem de Suriye Türkmenlerinin varlığını tehlikeye attı.
*
Irak Türkleri için gereken hassasiyeti eğer Türkiye gösterebilseydi bugün Türkmendağı ve diğer bölgelerdeki Türkmenler farklı grupların ve Suriye yönetiminin saldırısına bu kadar açık şekilde maruz kalkmayacaktı.
*
Yanı başımızda PYD’nin oluşturduğu kantonları Türkiye isteseydi bu oluşumlar daha ortaya çıkmadan yok edilirdi. Türkmenlerin silahlandırarak teknik destek verilseydi bugün o bölgede Ruslar da, Batılılarda başka şekilde konuşmuş olacaktı.
*
Okyanus ötesinden ABD doğumuzdan İran Kuzeyimizden Rusya o bölgeye paramiliter güçleri ve ordusuyla şekil verirken Türk devletini yönetenler sadece ülke içini ve dışını karıştırmaktan başka hiçbir şey yapmadılar. Yine de geç kalınmış değildir.
*
Bugün dahi Türk devletinin yapabilecekleri vardır. Şartlar nasıl olursa olsun Türk devleti Fırat’ın batısına PYD’in geçişini engellemek zorundadır. Türkmen varlığı için her türlü riski göze almak zorundadır. Türk devletinin güvenliği Suriye’den, Iraktan başladığını unutmayalım.
*
AKP iktidarı vizyonsuz, öngörüsüz ve basiretsiz hamleleriyle hem ülkeyi tehlikeye sokmakta hem de gelecekte Türk milletinin varlığını tehlikeye sokacak oluşumların ortaya çıkmasına zemin hazırlamaktadır.
*
Böylesi bir iktidarla bu olağan üstü dönemi yaşamak Türk milleti için en büyük şansızlıktır. Türk milleti için ikinci büyük şansızlık ise Türk milliyetçiliğini etkisizleştiren Sayın Bahçeli ve zihniyeti olmuştur.
*
Türk milleti üzerinde büyük oyunlar oynanırken Sayın Bahçeli ne yapıyor? Türk milletinin varlığı, Türk vatanının bütünlüğü hakkında söz söyleyebilmek için Türk milletiyle bütünleşmesi gereken MHP Maalesef Sayın Bahçeli ile etkisiz, edilgen ve ülkücü iradeyi yok sayan bir yapıya dönüşmüştür.
*
Türk milliyetçilerinin siyasi gücü olan MHP eğer bugün aksiyoner bir parti olsaydı bütün vatan sathında Türkmenlere yapılan zulüm telin edilir ve gerekenler yapılırdı.
*
Kurtuluş savaşında, Kıbrıs olayların, Bulgaristan ve Karabağ olaylarında Türk milliyetçileri sokaklarda kandaşları için mitingler yapıyor, destek veriyorlardı.
*
Sayın Bahçeli ile Türk milliyetçiliği fanusa hapsedildi.
Evet böylesi bir dönemde Türk milleti iki büyük şansızlığı bir arada yaşıyor. AKP gibi aidiyetsizliği ile öne çıkan bir parti ve bütün politikaları reaksiyoner olan, az olsun benim olsun diyen bir MHP…
*
Ortadoğuya Arap baharını getireceği sözünü veren BOP eş başkanı Cumhurbaşkanımız ve Bingazi’yi İstanbul’a tren hattıyla bağlayacağını ilan eden “stratejik derinlik uzmanı” başbakanımızın dehaları sonucunda Ortadoğu’da kaybeden Türkiye ve Türkmenler oldu.
*
Sayın Bahçeli ise 40 milletvekili ile iki milyon oy kaybı ve ülkücü hareketin bitişini büyük zafer olarak ilan etmesi de bu dönemin bir başka ironisi olarak hafızalarda kalacaktır. Sayın Bahçeli sayesinde Ülkücüler Türkiye’de etkisiz edilgin ve dikkate bile alınmayan bir yapıya dönüştürüldü.
*
Öngörüsüz liderler sadece kendilerine, camialarına değil aynı zamanda milletlerine de en büyük zararı vermişlerdir. Türk milletinin kaderini böylesi zihniyetlere bırakmak yanlışa ortak olmaktır.
*
Türk milleti büyük bir tehlikeyle karşı karşıyadır. Allah yar ve yardımcımız olsun.
     
     
Ertugrul Kalafat /IST/ 28/11/15 12:34 IP:xxx.xxx.xxx.xxx 

AKP ALGI OPERASYONU YAPARKEN MHP NEDEN SEYREDİYORDU...
.
Bilder oder Fotos hochladen
Yorum Ertugrul Kalafat
.
Recep Tayyip Erdoğan’ın A takımı ile birlikte toplumun psikolojik özelliklerini iyi etüd ettikleri kanısındayım.
Bu özelliklerin başında irade zayıflığı vardır.İradesi zayıf olanlar başlarına gelen olayları çabuk unuturlar.Akşam yediği yemeği bile hatırlamazlar.
.
İşte Recep Tayyip Erdoğan eğitim düzeyi düşük ve kırsal kesimde yaşayan vatandaşlarımızı bazen’’Hamdolsun’’ diyerek bazen de elinde Kuran ı Kerim i sallayarak etki altına almıştır.
.
Türk toplumu duygusaldır.Recep Tayyip Erdoğan ve A takımı sözleriyle ikna edemedikleri durumda ağlayıp sızlayarak yüreklere hitap etmiş,duygu istismarı yapmış,merhamet ve vicdan sömürüsü yapmıştır.
.
Dikkat edecek olursanız daha düne kadar çarşıyı pazarı gezemeyen,seçim mahallinde bir çiftçiye’’ Al ananı da git’’ diyebilen,Recep Tayyip Erdoğan ve avanesi kendisine muhalif olanları tamamen susturmak için havuz medyasını güçlendirmiş,Yerel ve Ulusal medyanın yüzde doksanını satın alarak kendilerine bir gökkuşağı zırhı oluşturmuşlardır.
.
Medya da konuşlandırdığı Ak troller sayesinde her türlü propagandayı yaparak kırk yıllık kaniyi yani yapma başarısını göstermişlerdir.Mesela Türkiye de hiç sesleri çıkmayan,fark edilmediklerini düşünen mahalle muhtarlar ile tam 15 kez bir araya gelerek sürekli acidasyon yapmış ve konuşmasının sonunda onlardan 400 vekil istemiştir.
.
Taksi duraklarını ziyaret edip onlarla selfi yapmıştır.Madem ki Saray da oturuyorum beni artık Başkan yapın,bende elimi güçlendireyim demektedir.
.
Algı operasyonları dediğimizde AKP ye her türlü lafı söyleyen MHP li yetkililerin bu algıları bozacak karşı algı operasyonlarını yapmamaları da zihinlerde birer soru işaretidir.
.
MHP üst yönetimi algı operasyonlarını kendilerini eleştiren Ülkücü tabana karşı çok iyi uygularken ,AKP lilere karşı sus pus olunması bizim açımızdan da düşündürücü bir durumdur.
.
MHP yi ayağa kaldırmak için güçlü bir medya ayağımızın olması gerekmektedir.Ancak Gazete ve TV ye baktığımızda güçlü bir medya ayağımızın oluşturulmak istenmediği şekilde garip duygulara kapılmamak mümkün değil.
.
‘’Az olsun bizim olsun’’ mantığıyla varabileceğimiz en son nokta bugün seçimlerde aldığımız oydan daha fazla olmayacaktır.
.
Ekip ve kadrosunu yenileme çağrısı yaptığımız Genel Başkanımız Sayın Devlet BAHÇELİ ‘’Baş vermem,kimseyi görevinden almam’’ mantığıyla hareket etmeye devam edecek olursa,kendisine bugüne kadar destek vermiş pek çok kesimden de asla oy alamayacaktır.
.
Nacizane yazdık.Dikkate almak isterlerse alırlar.
Almazlarsa kendileri bilir.
.
Ertuğrul KALAFAT
     
     
Cevat Nas/ 27/11/15 22:01 cnas4129@hotmail.com IP:xxx.xxx.xxx.xxx 

MİLLİ HAREKET VE HAREKETSİZLİK - Cevat NAS
.
Bilder oder Fotos hochladen
Yorum: Cevat Nas
.
Bugünkü siyasi arenada umutsuzluk hakim. MHP nin üzerine çullanan güçler, MHP nin de atak ve seri olamayışı ,halkın içine daha çok girememe ,Doğu ve Güneydoğuda tamamen etkisiz kalınması ,öne çıkan değerlerin aday gösterilmemesi gibi hatalar yüzünden, bir kısım partililerin tepki olarak inatla çalışmalara güç vermemesi, MHP ye yakın diğer insanların ,akp nin yaptığı aş ve iş baskılarından dolayı MHP de vekil sayısında düşüşe,oy oranında kayıplara sebep olunmuş ve akp tek başına iktidar olmuştur.
.
Ülkemizin üzerinde her hususta kara bulutların dolaştığını açıkça görmekteyiz. Hiç bir vatanseverin bana ne dememesi gerekir.
.
Seçimlere çok fazla bir zaman yok. MHP nin acilen ortak akılla hareket edip, tüm Türkiye de teşkilatlarını faal hale getirmesi lazımdır. Aldıkları görevleri iyi değerlendiremeyen herkes ,yetki ve sorumluluklarını,daha atak ve liyakatli dava adamlarına bırakmalıdırlar. Görev dağılımında şu an görev başında olan dava adamları nefis yapmadan duruma yardımcı olup,desdeklerini her zaman vermelidirler.
.
Adamlar çalmışlar,satmışlar,tahrip etmişler bunu herkes biliyor. O halde elin oğlu hırsızına,hainine sahip çıkarken ,Ülkücü Hareketin mensupları hala niçin sen ben tartışmasındadırlar? Tanıdığım onca basit adam, yirmi beş krş etmeyen adamlar bir yerlere gelmişler,iktidarın nimetlerini hortumluyorlar.
.
Bu hareket içindeki binlerce değerli insan yıllardır mağdur konumunda. Nereye kadar dayanılacak ki? Ülkücüler iş ,aş konumu olarak çok zor şartlardadır. Hareketin uygulamaları acilen gözden geçirilmelidir. Halkın içine giremeyen,halkla bir olamayan tüm yetkili olanlar ,yerlerini kendilerinin daha uygun gördüğü, camianın güvendiği insanlara , arkadaşlarına bırakmalıdırlar.
.
CHP nin alacağı oy oranı bu kadardır. Atatürk’ün kurduğu CHP o eski CHP değildir. Bunu açıkça kendileri de ifade etmektedirler. CHP ye AKP den oy kaymasının olması çok zor görülmektedir. AKP nin ilk halkası ve sadece çıkarı için akp de olan halkalar hariç,diğer kesimlerin 2. oy vereceği parti MHP dir.
.
Ülkenin çıkarcılardan kurtuluşu ancak MHP ile olacaktır. Ülkenin, adaletli yönetilmeye ,sadece yandaşların korunduğu bir ülke ortamından çıkarılmasına çok ihtiyaç vardır...
.
Seçim yeni oldu olmasına da AKP den beklentisi olan insanları da iyi tanıyoruz. Adaletin tecelli edeceği çok uzaktır. AKP ’nin tekrar iktidar olması , MHP ’ nin yaptığı hatalar yüzündendir.Bu hatalar ancak MHP ’nin tepeden tırnağa bir revizyona girmesi ile mümkündür.
.
MHP atak,ilkeli, meseleleri bilen ,halk için, halkla birlikte siyaseti yorumlayan inanmış ,davasının felsefesini yaşayan Ülkücülerle iktidarı omuzlayacağı görülemeyecek bir olgu değildir.
.
aman geçirilmemelidir. Sadece çıkarları için akp yi kullanan, dini çıkarları uğruna kullananlardan, bu ülkenin daha çok zarar görmemesi, adaletsizliklere maruz kalınmaması için ,acilen MHP nin yarının umudu olması için , inanmış dava adamları harekete geçmelidir.. .MHP nin en kötü yanı hareketsizliğidir.
.
MHP deki tüm teşkilatlarda adamın adamlığı töresi yıkılmalıdır. Kalite,liyakat,akıl ve hoşgörü tüm olumsuzlukların yerini almalıdır.
.
Saygılarımla...
.
Cevat NAS
     
     
Alper Aksoy/ANK/ 27/11/15 19:42 IP:xxx.xxx.xxx.xxx 

YUSUF HALAÇOĞLU MHP'DEN İSTİFA EDECEKMİŞ
.
Bilder oder Fotos hochladen
.
Balgat'ın "Hayırcı Bilgesi"ne yalakalık yarışı başladı.
.
Kayseri Milletvekili Yusuf Halaçoğlu demeç verdi:
"Sinan Oğan Genel Başkan seçilirse MHP'den istifa edeceğim."
.
Milletvekilliğinden istifa edeceğim dese saygı duyardım.
.
Ama işin ucunda harcırahlarla beraber 47.000 vekil maaşı var.
.
Kayseri'de ülkücüler çoluk çocuğunun nafakasını bu düzenbazın seçilmesi için harcadılar.
.
Bre ülküsüz yalaka!.. MHP'den istifa et anasını satayım, etmezsen namertsin!..
.
Pınar suyuna karışan lağım suları ayrılsın artık!..
*
1 Kasım'da Kayseri'de MHP 70.000 oy kaybetti.
Yusuf Halaçoğlu'nun yerinde bir Japon vatandaşı aday yapılsaydı mezarlığa gider şakağına tek kurşun sıkardı.
.
O tek kurşun şereftir, namustur, haysiyettir, idealdir...
***
Bütün adaylara eşit mesafede kalma kararındayım.
.
Ama Yusuf Halaçoğlu gibi yalakalar herkesi Sinan Oğan'a daha yakın olmaya mecbur tutuyorlar...
.
Demek ki korkuları Sinan üstüne.
.
Demek ki en şanslı aday Sinan Oğan.
     
     
Emine Cerci /KAYSERI/ 27/11/15 18:36 IP:xxx.xxx.xxx.xxx 

Gülüm
.
Bilder oder Fotos hochladen
.
Gözüme mıh gibi çakıldın yine
Kirpiklerim düşman biri birine
Yine tutsak çıktım şafak yerine
Sensiz yataklarda yatılmaz Gülüm
.
Hasret kokar oldu şu gurbet eli
İster akıllı de istersen deli
Yürek yangın yeri ezelden beri
Gönül bu çıkarıp satılmaz Gülüm
.
Seher ile haber salsam varır mı
Turnalara mektup yazsam verir mi
Hapsetsem gönlümü acap durur mu
Arsız çalı kuşu tutulmaz Gülüm
.
Çıktı ha çıkacak boğazdadır can
Bilmem kaç vuruyor damardaki kan
Saatim yıl oldu geçmez dakikam
Aşk"a böyle imza atılmaz Ğülüm
.
Kul Garib"im döşte çıban yarası
Ötmeyin bülbüller bende sırası
Cennet bağı idi oysa burası
Şimdi yeşil yaprak katılmaz Gülüm
.
Emine Çerçi
     
     
Selami Yıldırım/Eskise/ 27/11/15 11:37 selamiyildirim26@gmail.com IP:xxx.xxx.xxx.xxx 

BOP' NDE TÜRKİYE'YE İKİLİ OYUN !
*
Bilder oder Fotos hochladen
*
Birkaç yandaşın kanlı petrolden rant sağlaması; hedefleri petrol olanlar tarafından Türkiye’nin başını çok ağrıtılaacaklar !..
*
Halbuki; IŞİD’e eleman sağlayan lojistik desteklerini esirgemeyen batı bu kanlı petrolden en çok faydalanan olmasına rağmen; suç üzerimize yıkılacak !.. Ve yıkıldı da!..
*
Bu gün IŞİD’e yön veren; güya CİHATCI olarak, AB ülkelerinden gidenlerin çoğunluğu; o ülkelerin İSTİHBARAT ELEMANLARIDIR !..
*
AB-D ve batı ülkelerinin ağız birliği yapmışcasına Türkiye’yi, Rus uçağının düşürülmesi konusunda yalnız bırakmaları yanında, hatta suçlamaları an meselesidir.
*
Suriye’ye giden MİT yardım TIRlarını güvenlik ve adli görevlilere ihbar yapanların kim oldukları hep dikkatten kaçtı ya da kaçırıldı.
*
Ülkemizdeki ‘’hizmet grubu’’ denilen cemaat liderinin ve üst yöneticilerinin ‘’direk CİA ile ilişkileri var mı, yok mu’’ feryatları pek duyulmadı.
*
Dışişleri Bakanını, MİT Müsteşarı ve askeri bir yetkilinin konuşmasını, kamuoyuna duyuran, öyle basit bir cemaat yapılanması olamaz!.. Bazı ülkeler de; ''dinlemleri'' santaj için kullanabiliyorlarsa; gerisini hiç düşünmeye gerek yok !..
*
BOP kurgulayıcıları, bir taraftan ÖSO’na yardım yapılmasını isterken ve yaparken; aynı kurgu ile de diğer yandan; istihbarat elemanlarını çalıştırarak, ileride Türkiye’yi zor durumda bırakacak ihbarlarını yaptırdı. Türkiye’ye devamlı surette ikili oyunlar oynadı.
*
Ne yazık ki; eşbaşkan ve şürakası bunu anlamış değillerdir. Ya da; öyle işlerine geliyor. Kendilerini batının ikili oyun tezgahına bırakanlar, ne yazık ki; Türkiye’yi, içinden çıkılmaz bir girdabın içine atıyorlar.
*
BOP’nin gerçekleşmesinde; Türkiye’deki konumunu düşünen AKP iktidarı, olaylara biraz yavaştan alması durumunda Batı’nın istihbarat örgütleri, ani olarak devreye girdi.
*
Türkiye’de, tüm katliamları gözlerini kıpırtmadan gerçekleştirdiler. Reyhanlı, Gezi, 6-7 Eylül olayları, Soma, Ermenek, Suruç, Ankara’da vs.inde yapılan katliamların hepsinde parmakları var.
*
Canlı bomba ile ve kaza süsü verilerek yapılan katliamları, şu veya bu örgütün yapması üzerinde duruldu. Fakat, bu taşoren örgütlerin arkasında kim var PEK TARTIŞILMADI, ARAŞTIRILMADI. Araştırma yapıldı ise de; kamuoyu ile paylaşılmadı.
*
Mesaj verilmek istenen makam MESAJINI ALDI. Bakın, araştırın bu taşoren terör örgütlerinin hangisini ABD ve hangisini AB ülkeleri destekliyor?..
*
Ne yazık ki; AKP iktidarı bu katliamları, ört-bas etme, kamuoyundan saklama becerisini de gösterdi. Hiçbirinin adı-sanı anılmaz oldu. Ölen öldüğü ile kaldı.
*
Boşbakan’ın canlı bomba için, ‘’yakladık’’ gibi garip açıklamaları; bu katliamların arkasında ‘’kim var’’ diye kamuoyu oluşturulmasına engel oldu.
*
O günlerde IŞİD’li ve PKK’lı ve ya DHKP-C’li ya da şu-bu yaptı diye dikkatler bu yöne çekildi.
*
Halbuki; bu örgütler, çok iyi bir istihbaratları olmasa; bu katliamları Ankara gibi bir yerde gerçekleştiremez! Suriye’den gelecek bir Adıyamanlı, Ankara’da elini kolunu sallayarak katliam yapacak; olacak iş mi ?
*
BU ÖRGÜTLERİN ARKASINDA KİM VAR; DESTEK NEREDEN GELİYOR; İSTİHBARATI KİM SAĞLIYOR’’ sorgulanmadı; bir kamu oluşturulmadı.
*
Şimdi, Türkiye’nin Rus uçağını düşürmesi ile apayrı bir sürece girildi.
*
BOP kurgu sırası, Suriye geldiğinde; Eşbaşkandan, ÖSO ve Esad mualiflerini oluşturulmasında öncülük yapması istenirken; aynı Batı, Bayırbucak Türkmenleri’nin Rus desteği ile Esad’ın katliamlar yapmasına seyirci kaldı, basit bir kaç açıklamanın dışında gıkları çıkmadı.
*
Ve yine aynı Batı, ÖSO, ‘’ılılmlı mualifleri,’’ PKK’nın uzantısı PYD’ye, Arapları vs.ine her türlü desteği (EĞİT-DONAT) verirken; Bayırbucak Türkmenlerinden hiç söz eden olmadı.
*
Batı, Rus destekli Esad katliamlarına göz yumuyor; Bayırbucak Türkmenleri kaderleriyle başbaşa bırakılıyor. Türkiye yalnız kalıyor.
*
AKP İktidarının başlattığı ‘’çözüm süreci’’ ile yapılmak istenenler, BOP gereği için yapılıyor. Eşbaşkan yapmak zorunda da!..
*
Çünkü; EŞBAŞKAN !. Bebek katili, PKK, HDP, BDP vs. i, BOP’nin taşorenleridir. Bebek katilinin 10 maddesi ve diğer yapılmasını istedikleri, BOP kurgulayıcılarının istedikleridir.
*
Batı, her zaman birbirini kollar ve işbirliği yaparlar; Türk oldu mu; Rusyası, Çin’ de dahil olur ! Birbirleriye ters düşmezler. Aksi olursa; rant paylaşımı içindir.
*
Çöreklendikleri bölgenin kaynakların bölüşümünü tamamladıklarında; eskisi gibi BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ( BM temeli Sevr Barış Projesiyle atıldı. Tekrar tekrar yazmamın sebebi; Sevr Anlaşması uygulandığı içindir.) şemsiyesi altında birleşirler.
*
Şimdi, Batı’nın Türkiye’den istediği Sevr ürünü BOP’nin uygulanmasıdır. Bu uygulamaya; Rusya da dahil olmuştur. Güya; Rusya, Esad yanlısı !..
*
Suriye’deki Türkler mualif de; IŞİD’i, ÖSO’u, PYD’i mualif değil mi?.. Neden Rus uçakları, IŞİD’i, ÖSO’nu, PKK-PYD’yi bombalamaz ?
*
BOP dahilinde dizayn edilmeye çalışılan Türkiye ve İslam Ülkelerinde dökülen kan petrol içindir. Asıl suçlular da; petrolden rant sağlayanlardır. Kim rant sağlıyorsa !.. Türkiye’de kaçak petolden zengin olanlar kim ?
*
27. 11. 2015
     
     
ORHAN ŞEN /BURSA/ 26/11/15 23:32 senorhan16@gmail.com IP:xxx.xxx.xxx.xxx 

Yanlış Enerji Politikalarının Sonuçları !
*
Bilder oder Fotos hochladen
*
Suriye hava sahamızı ihlal eden bir Rus uçağının Hava Kuvvetlerimizce düşürülmesi üzerine doğal olarak tam anlamıyla ’’kıyamet’’koptu.
*
Rusya uçağının Türk hava sahasını ihlal etmediğini ileri sürerek Türkiye’ye’’ tehditler’’ yağdırmakta,sözüm ona müttefikimiz olan ABD ve diğer batılı ülkeler adeta ’’vallahide billahi de bizim bir kabahatimiz yok,bu sorun Türkiye ile Rusya arasındadır’’ diyerek kendilerini devre dışı bırakmaya çalışmaktadırlar.
*
Uluslararası siyasi arena da bunlar olurken ülkemizde de büyük bir kafa karışıklığı oluşmaya daha doğrusu oluşturulmaya çalışılmaktadır.
*
İçimizde 5.kol faaliyetlerinde bulunmayı görev haline getirmiş bazı köşe yazarları ve gazeteler her zaman yaptıkları gibi bu seferde Türkiye’yi suçlamaya başlamışlardır.
*
Diğer taraftan da aynı mihraklar fısıltı gazetesini kullanarak Rusya’nın Türkiye’ye sattığı doğalgazın vanasını kapatacağını dolayısıyla da bu kış soğuktan donacağımızı yaymaktadırlar.
*
Kırım’ı işgalinden sonra ciddi bir ekonomik ambargoya tabi tutulan Rusya’nın içinde bulunduğu ekonomik kriz ortadayken Türkiye’ye doğal gaz satışından imtina edebileceğine ihtimal vermiyorum.Belki göstermelik olarak birkaç gün bunu yapabilir ama sonuna kadar sürdüremez diye düşünüyorum.
*
Ancak,bu son olay yani Rusya’nın Türkiye’ye doğal gaz satmama ihtimali Türkiye’nin bugüne kadar uyguladığı enerji politikalarının ne kadar yanlış olduğunu bizlere bir kere daha göstermiştir.
*
Türkiye ne yazık ki enerji kaynakları (petrol-doğalgaz) bol bir ülke değildir.Kullandığı petrolün %90’ını,doğalgazın ise tamamına yakınını başta İran,Irak,Rusya,Libya gibi ülkelerden ithal etmekte parasının çoğunu bunların ithaline ayırmaktadır.
*
Hangi ülke hem sanayisini,hem taşımasını,hem elektrik santrallerini hem de konutların ısınmasını kaynağı kendisinde olmayan bir enerji çeşidine yada çeşitlerine mahkum kılar diye sorulursa, sanırım bu soruya verilebilecek en somut örnek Türkiye olacaktır.
*
Cumhuriyetin ilanından 1950 Demokrat Parti iktidarına kadar geçen süre içerisinde taşımacılık daha çok demiryolları vasıtasıyla yapılıyordu.Bunun içindir ki 10.yıl marşında ’’ ülkenin her bir yanını demir ağlarla ördüğümüzden’’ dolayı gururlanıyorduk.
*
Ancak, Demokrat Parti iktidarının kulağına , demiryolu taşımacılığı ’’demir perde’’ ülkelerinde var siz mademki demokrasiyle yönetiliyorsunuz o halde karayolu taşımacılığına dönün ’’talimatı’’ fısıldanınca demiryolu yapımını durdurup karayolu yapımına bilâhire de otobanlar yapımına geçildi.
*
Bırakın yeni demiryolu yapımını mevcutlar bakımsızlıktan çürümeye terk edildi.Hava yolu ve denizyolu taşımacılığına hiç eğilinmedi.
*
Karayolu yapımının yanı sıra doğal olarak her taraf otomobille doldu.Kısaca Türk taşımacılığı Türkiye’de çok az olan ve mecburen ithal edilmesi gereken petrolün üzerine kuruldu.
*
Bize demiryolu taşımacılığının ’’komünistlik’’ olduğunu fısıldayanların kendi ülkelerinde taşımacılığın çoğu demir,hava ve deniz yollarıyla yaptılar halada yapmaktadırlar.
*
ANAP iktidarın da enerji politikasında büyük bir yanlış daha yapıldı ve gerek sanayimiz gerekse konutlar doğalgazla çalışır hale dönüştürüldü.
*
O dönemde ’’yapmayın,etmeyin.Ülkemizde doğal gaz yok.Ülkemizi petrolden sonra doğalgaza yani bizde olmayan enerji çeşitlerine mahkum ediyorsunuz’’ uyarılarına da ’’efendim, dünya küreselleşiyor.
*
Artık enerjinin nereden geldiğinin önemi yok’’türünden cevaplar verilerek yapılan uyarılara itibar edilmedi.Hatta ülkemizde doğalgazla çalışan elektrik santrali dahi yapıldı.Halbuki dünyanın en büyük doğalgaz rezervlerine sahip olan Rusya’da doğalgaz çevrim santrali bulunmamaktadır.
*
Şimdi ,acaba Ruslar doğalgazımızı kesecekler mi endişesini taşıyoruz.Rusların bir çılgınlık yaparak doğalgazımızı kestiğini düşünelim.Türkiye’de hayat gerçekten felç olmaz mı?
*
Bizi bizde olmayan enerji çeşitlerine mahkum edenlerin vicdanları acaba hiç sızlamıyor mudur?
*
Kullandığımız doğal gazı aldığımız ülkelerin sayılarını artırmayanlar,daha ucuz olan Türkmenistan doğal gazını almak yerine aynı gazı Ruslardan almayı tercih edip hem daha fazla para ödememizi hem de doğalgazda Ruslara bağımlılığımızı pekiştirenler bugün rahat mıdırlar?
*
Anadolu’da ’’elin şeyiyle gerdeğe girilmez’’ diye tamda bu konuya uygun bir atasözü vardır.’’Elin petrolüne ve doğal gazına ’’ muhtaç olmayacağımız milli bir enerji politikası yürüterek bu bağımlılıktan kurtulmamız şarttır.
*
ORHAN ŞEN
     
     
Emine Cerci /KAYSERI/ 26/11/15 23:04 IP:xxx.xxx.xxx.xxx 

Gel Gayrı
:
Bilder oder Fotos hochladen
.
...Ela gözlüm bir çift sözün hasreti
...Gül Sinemi deler oldu gel gayrı
...Baş tacı etmişim senli mihneti
...Ecel kapı çalar oldu gel gayrı
.
Güneşim doğmuyor ışık sönüyor
Gayrı devran hep tersine dönüyor
Sol tarafım hiç durmadan kanıyor
Gözüme kan dolar oldu gel gayrı
.
Hakkın emri ise boyun bükerim
Hüzün toprağına kahır ekerim
Kul Garib’im derdi nasıl çekerim
Has bahçede güller soldu gel gayrı
.
Emine Çerçi
     
     
Emine Cerci /KAYSERI/ 26/11/15 20:49 IP:xxx.xxx.xxx.xxx 

Canın Olayım..!
:
Bilder oder Fotos hochladen
.
Yıkıldı hayaller bozuldu düşler
Gitme diyorsun ya nasıl kalayım
Derdimden inliyor dağlar ve taşlar
İstemezmiydim ki canın olayım
:
....Yol yarıyı geçti geldim ben sona
....Eriyip tükendim hep yana yana
....Ne olur sitemli konuşma bana
....İstemezmiydim ki canın olayım
:
Kader çelmesini taktı bir kere
Ne çıkar bu gönül batsada tere
Mevsim kurak gitti kurudu dere
İstemezmiydim ki canın olayım
:
....Kul Garib’im aşka yazmışım ağıt
....Sağ elimde kalem solumda kağıt
....Yine efkar bastı rabbim sen dağıt
....Gitme diyorsun ya nasıl kalayım
....İstemezmiydim yar canın olayım
:
Emine Çerçi
     
     
Emine Cerci /KAYSERI/ 26/11/15 19:55 IP:xxx.xxx.xxx.xxx 

KADER..!
:
Bilder oder Fotos hochladen
:
Ağardı saçlarım bembeyaz oldu
Işığım karardı gül rengim soldu
Kırk yılın çizgisi yüzüme doldu
Aynada suçumu söyledin kader
:
....Kendi irademi hükümsüz kıldın
....Gönül sarayıma fermansız daldın
....Ömrümde en güzel yılları çaldın
....Yıkılmazdım, bana neyledin kader
:
Bedeller ödedim, anladım yeni
Değiştirmek mümkün değilmiş seni
Hayat değirmeni un etti beni
Beni benden bile eyledin kader
:
....Yaradan aşkına çöllere düştüm
....Canandan ayırdın hasretle piştim
....Böyle bir kadere şaştım ha şaştım
....Benim ile gönül eğledin kader
:
EMİNE ÇERÇİ
     
     
Selami Yıldırım/Eskise/ 26/11/15 00:09 selamiyildirim26@gmail.com IP:xxx.xxx.xxx.xxx 

BATININ SURİYE’DE OYNADIĞI SATRANÇ !..
.
Bilder oder Fotos hochladen
.
Daha düne kadar IŞİD ile yatıp, IŞİD ile kalkan batı, koalisyon ülkeleri, Rusya’nın Suriye Merkez İktidar Esad’ın yanında yer alması ve Suriye’deki olaylara müdale etmesiyle; sus pus oldular. Halbuki; Kolalisyon güçleri iki de bir IŞİD’i havadan bombalıyor, mualif güçleri EĞİTip-DONATıyorlardı.
*
Güya ÖSO diye PKK’nın Suriye kolu PYD’yi terör örgütü olmaktan çıkarmışlar, bilhassa ABD, PYD ile beraber IŞİD’e saldırıyorlardı. Rus uçaklarının, IŞİD’in yerleştiği yerlerle hiç alakası olmayan Bayırbucak Türkmenlerinin yaşadığı yerleri bombalamasıyla; her türlü saldırıyı askıya aldılar.
*
Türkiye’nin sınır ihlalinden dolayı düşürdüğü Rus uçağı için; ‘’tansiyonu düşürün’’ açıklamaları yaptılar.
*
Bu gün Rus Uçakları, Türkiye’den aktarmalı olarak Suriyeli mualiflere giden yardım TIRlarının 7’sini bombaladı. Birçok ölü var.
*
Yine batının yapacakları; açıklamadan öteye geçmez!..
*
Hani siz, daha dün Antalya’da; ‘’IŞİD terörü ile savaşmalıyız’’ kararı almıştınız !.. Rusya, IŞİD’i vurmuyor. Esad mualiflerini vuruyor. Daha önce; Viyana’ da; Esad için ‘’6 aylık ve 18 aylık’’ Esad’sız bir Suriye yönetimi kararı almamış mıydınız ?

***

Türkiye’de AKP iktidarı ve Eşbaşkan, eşbaşkanlığını yaptığı BOP dahilinde; Suriye’deki olayların bu şekilde gelmesinde birinci aktör değil miydi !..
*
Suriye, BOP dahilinde karıştırılmıştır. Ayrışma tamamlanınca; ABD’nin yanı sıra; AB ülkelerinin bir çoğu Suriye’deki olaylara karışmaya başlamışlardı. Kimi PYD’i, kimi ÖSO’nu, kimi bilmem ılımlı mualifleri EĞİT-DONATıyorlardı.
*
Nerede eğitip-donattıklarınız ?.. Bayırbucak Türkmenleri, Esad mualifi değiller mi ?.. Bayırbucak Türkmenleri ile neden Türkiye başbaşa bırakıldı ?..
*
İşte haçlı düşüncesi budur. Suriye’de bir satranç oyunu oynadılar. Rusya’dan hamle gelince; geri çekildiler. Geri çekildiler mi acaba ?..

***

El-elde var: TÜRKİYE, RUSYA İLE KARŞI KARŞIYA BIRAKILDI.
*
İslam Ülkelerini ve Türkiye’yi DİZAYN etmeye and için Batı, benim bildiğim batı ise; geri çekilmedi !.. Rusya ile Türkiye’nin ekonomik-ticari anlaşmalarına çomak soktu. Hele hele ABD; ‘’benden büyük yok’’ dedi. AB ülkeleri de aynı düşüncedeler.
*
Türkiye’nin Suriye sınırında düşürülen Türk Hava Kuvvetleri uçağı ve Şehit olan İKİ Pilotumuzdan, batı ülkelerinin hiç birinin haberi olmamıştı. (!).. ‘’Müzik notası mı veriyorsunuz?’’ Denilmişti. Türk uçağını, Suriye’nin düşürmediği kesin kes biliniyordu. Kim düşürmüştü ?.. Neden Türkiye o zaman sesini yükseltememişti?

***

’Ortadoğu’da bizden habersiz yaprak kımıldamaz’’ diyen Boşbakan, koşa koşa NATO’ya ve NATO ülkelerine olayı anlattı.
*
Rusya, hamle üzerine hamle yaparken; Türkiye’ye; ‘’Timur’a fil şikayetine giden Nasrettin Hoca’’ misali, kimse arka çıkmadı. Basidinden; ‘’Türkiye'nin hava sahasını koruma hakkına saygı gösterilmesi gerektiğini’’ belirten açıklamadan öteye geçmediler !..
*
Ama, önceleri; ‘’Yürü be Küçük Enişte!.. Kim tutar seni’’ diyorlardı!
*
Batının Türk düşmanlığı yeni değildir ki; İlk Haçlı seferinden bu yana hep Türk Düşmanıdırlar. Bayırbucak Türkmenleri için neden kıllarını kıpırdatsınlar ki !..
*
25.11. 2015
     
     
Ertugrul Kalafat /IST/ 25/11/15 17:46 IP:xxx.xxx.xxx.xxx 

AHMET HAKAN I ELEŞTİRMEK YENİ Mİ AKLINIZA GELDİ..
.
Bilder oder Fotos hochladen
.
Başta Semih Yalçın olmak üzere bazı yazar arkadaşlarımızda Ahmet Hakan’ı eleştirip yerden yere vuruyor son günler de..
.
Ama unutuyorlar.Ahmet Hakan ı MHP Genel Merkezine davet edip te siyaset Okulunda konuşturanlar bizatihi kendileriydi.
.
O siyaset Okulunda bu davaya ömrünü vermiş her türlü çilesini çekmiş yüzlerce ülkücü yazar ve gazeteci varken Ahmet Hakan da ne cevher buldular doğrusu o zaman pek anlam verememiştim.
.
Ahmet Hakan siyaset Okulunda.’’Ben millietçi falan değilim.Ancak milliyetçileri de aşağılayıp küçük görmem’’ demişti.
.
Şimdi de Ahmet Hakan a sürekli kızıp’’MHP hakkında yazma konuşma ‘’deyip duruyoruz.
.
Kusura bakmayın ama onu MHP Genel Merkezine davet ederken düşünecektiniz.
.
Bizleri kıyıya köşeye iterken onları adam yerine koydunuz.
.
Allah sizlere bin tane göz verse sizlerin bizim gibi ülkücü hassasiyete sahip insanları göreceğiniz yok..
.
Gazetemiz Ortadoğu nun durumu ortada.
.
Televizyonumuz kimlere emanet edilmişse,yoruma bile gerek duymuyorum.
.
Ülkücü vefa derseniz çoktan mevta olmuş durumda..
Ölmüşüz de ağlayanımız yok beyler…
.
Ertuğrul KALAFAT
     
     
Selami Yıldırım/Eskise/ 24/11/15 20:02 selamiyildirim26@gmail.com IP:xxx.xxx.xxx.xxx 

TÜRKİYE’ NİN BAYIRBUCAK TÜRKMENLERİ ATEŞİYLE İMTİHANI
:
Bilder oder Fotos hochladen
:
Türkiye Uluslararası bir girdaba çekiliyor. Hem de; içinden çıkılamayacak bir döngüye !..
:
Aslında biz bu senaryoyu bir çok kes yaşadık !..
***
Antalya’da daha dün bir Uluslararası G-20 toplantısı yapıldı. Masaya yatırılan IŞİD Terörü ve diğer ülkelerdeki terör olaylarıydı. Sonuç bildirisinde; ‘’Terörle mücadele değil; terörle SAVAŞ’’ kararı alındı.
:
Akabinde Rusya, savaş arenesında yerini alma amacına ulaşmak için; Esad yanında yer alarak Suriye’de Bayırbucak Türkmenlerine havadan saldırarak yerini aldı. G-20 toplantısında adı dahi geçmeyen Bayırbucak Türkmeleri resmen Terör örgütü ilan etti ve savaş başlattı.
***
Türkiye, tabii olarak Türkmenleri korumak zorunda !.. Ancak, Obama’nın sakız çiğnemesi ne anlama geldiğini iyi okumak gerekir. Obama’nın ‘’İki ileri bir geri’’ olan ‘’Güvenlikli bölge’’ çıkışları, ‘’sakız çiğneme’’ Türkiye’nin kafasını karıştırmak için yaptığı hamle olarak değerlendir isek;
:
Putin’in Türkmenlere saldırmasının amacını iyi düşünmemiz gerekir. Daha önce, Irak’ta oynanan senaryoyu göz önüne alalım. Saddam, Irak’ın Kuzeyine kimyasal silah kullanacak kadar ileri gitmişti. Sonuçta; Irak’ın Kuzeyinde, uluslararası güçler (B.M.) tarafından ‘’güvenlikli bölge’’ oluşturuldu. Irak’ın Kuzeyinde gelişen süreci; çok çok iyi değerlendirmemiz gerekir.
***
Şimdi, benzer tezgah Suriye’nin Kuzeyinde uygulanıyor. Putin ve Esad, IŞİD terör örgütü ile savaş yapsa; ‘’Türkiye’ nin neyine !’’ (!) .. Ama, Bayırbucak Türkmenleri söz konusu ise; ‘’güvenlikli bölge’’ konusunda kafası karışık Türkiye’nin müdail olması gerekir.
:
Türkiye, Irak için 1. Teskerede yanlış yaptı. Daha doğrusu, Barzani gayretleri, ABD tezgahı ile Türkiye, o günkü siyasiler tarafından, Musul, Kerkük, Erbil vs.deki Türklerin yaşama hakkını koruyamadı. Bu gün özbe öz Türk Şehirleri, Kürtistanlaştırıldı.
***
Aynı senaryo, Suriye’nin Kuzeyi için oynanıyor. Buradaki PKK’nın Suriye kolu PYD, uluslararası güçler tarafından, güya IŞİD’e ve Esad’ a karşı, EĞİT-DONAT ile silahlandırıldı. Barzani’nin askeri güçleri ve Türkiye’deki AKP iktidarının Suriye Teskeresi ile Suriye’nin Kuzeyinde Kürt Kantonları oluşturuldu.
***
Suriye’deki Bayırbucak Türkmenlerinin yaşama hakkını korumak zorundayız !.. Her ne şartlarda olursa olsun!..
:
Ancak; bu tür olaylar, uluslararası platformda, kısa süreli düşünülüp hareket edilecek olaylar değildir. Ya da; duygusal yaklaşmak hiç de doğru olmaz !..
:
Uluslararası tezgahın sonuçta ne yapmak istediğini iyi okumamız lazım. ABD, yaşadığı Irak savaşı tecrübesinden çok ders çıkarmış!.. Kendisi bölgede yeni yeni senaryolar ile uzaktan savaşıyor. Kendisi adına bölgedekileri savaştırıyor.
:
Türkiye şimdi bu konumda !.. Küresel Güçlerin (koalisyonun) desteği ile; ‘’Esad’ı destekleyen Rus, İran, Çin’i, Bayırbucak Türkmenlerine saldırılarını geri püskürttük!.. Bölge, Suriye’nin Merkezi İktidarı Esad’dan kurtuldu.’’ Sonrası ?.. Biz aslında bu senaryoyu Irak Savaşında yaşamadık mı ?
***
Ya sonrası ?.. Bölge, IŞİD, Esad’dan temizlendikten sonra, ya da; şu anda ‘’GÜVENLİKLİ BÖLGE’’ ilan edilecek !.. Sonrası malum; tıpkı Irak’ın Kuzeyinde olduğu gibi; Kürtistanlaştırılacak !..
:
Biz, olayları değerlendirken; BOP, Sevr her daim masamızdadır !.. Çünkü; Emperyalist güçler, ‘’Sevr Barış Projesini’’den (!) (Barış !) hiç vaz geçmedi !.. Bu 433 maddelik Sevr Barış projesinde ‘’Birleşmiş Milletler’’in temeli atıldı... (!) 136 maddesi de; Osmanlı’nın parçalanması ile ilgilidir.
:
Türkiye’ de Osmanlı’nın devamı olduğuna göre !...
:
Bu gün, küresel güçlerin Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) ile gerçekleştirmeye çalıştıkları İslam Ülkeleri de; Osmanlı Toprağı olduğuna göre !..
:
Evet, tıpkı Osmanlı’nın başına çullanan emperyalist güçler, - adı İtilaf devletleri olsun, ister koalisyon, isterse; Birleşmiş Milletler olsun- şimdi, bölgeye, Türkiye’ye çöreklendiler.
***
İslam Ülkelerinin ve Türk Devletlerinin lideri konumundaki Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin başında ne zaman işbirlikçiler varsa; O zaman; İslam Ülkelerinde ve Türk’ün yaşadığı her ülke de ölüm var, kan var !..
:
24. 11. 2015
     
     
TC.Giresun-Yusuf Kırbaş/ 24/11/15 00:53 IP:xxx.xxx.xxx.xxx 

("24.Kasım.2015'Salı""Öğretmenler Günü Mesajı")
.
Bilder oder Fotos hochladen
.
"Türk milletinin ve Türkiye Cumhuriyeti devletinin müreffeh olması çagdaşlaşması ve teknolojik olarak dünya üzerinde saygı değer konuma gelmesi adına tek umudumuz olan nesiller öğretmenlerimizin elinde şekil alacaktır.
.
Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk, ''Milletleri kurtaran yanlız ve ancak öğretmenlerdir."
.
"Öğretmenler yeni nesil sizlerin eseri olacaktır." diyerek öğretmenlerin milletimizin ve devletimizin geleceği adına olan önemine defalarca vurgu yapmıştır.
.
Ayrıca yüce dinimiz İslam, okumanın ne kadar önemli olduğunu insanlara defalarca hatırlatmıştır.
.
peygamber efendimiz Hz.Muhammed (s.a.v) oku diye gelen ilk emir.Hz Ali'nin "Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum sözü" dinimizin eğitim ve öğretime ne kadar önem verdiğini insanoğluna herdefasında göstermiştir.
.
Gelecegin büyük, güçlü, lider ülke Türkiye'sinin temellerini atan milli birlik ve beraberliğimizin teminatı olan çok kutsal bir vazifeyi yerine getiren bütün öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Günü şahsım adına kutlarım.
.
Ebediyete intikal etmiş görevi başında şehid düşmüş olan başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere tüm öğretmenlerimiz Allah'tan rahmet dileyerek saygı ve minnetle anıyoruz."TC.Giresun-
.
Yusuf Kırbaş
     
     
TC.Giresun-Yusuf Kırbaş/ 23/11/15 21:44 IP:xxx.xxx.xxx.xxx 

("KOLTUĞU DEVRET ZAMANI GELDİ')
Bilder oder Fotos hochladen
.
Bir genel başkan düşünün
.
18 yıl partinin başında
.
Bu sürede 12 seçim geçirmiş ancak hiçbirinde birinci olamamış.
.
En büyük başarısı bir ikinciliği var.
.
Hep üçüncü ve dördüncü parti oldu.
.

Ne iktidara geldi, ne iktidara yürekten talip oldu
.
Yarım dönem başbakan yardımcılığı yaptı hepsi o kadar.
.
Oysa arkasında büyük bir kitle var. Ve onlar artık partinin iktidara gelmesini istiyor.
.
Ancak bir türlü o büyük kitleyi harekete geçiremedi.
.
Hükmedemedi.
.
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’den bahsediyorum.
.
6 Temmuz 1997 yılında MHP’nin başına geçti.
.
O gün bugündür MHP hiçbir seçimde istediği başarıyı elde edemedi.
.
İktidar olamadı
.
Kitleleri peşinden sürükleyemedi.
.
Bölücü başının yakalanmasından sonra DSP-ANAP-MHP koalisyonunda başbakan yardımcısı oldu.
.
Eğer başarı sayılıyorsa.
.
18 yıllık sürede 7 olağan büyük kongre geçirdi hepsinde genel başkan seçildi.
.
Devlet Bahçeli’nin genel başkanlığında MHP’nin girdiği 12 seçimde aldığı oy oranlarına bakılınca başarılı mı veya başarısız mı olduğu belli olur.
.
1999 Genel seçimler. Yüzde 18 oy oranıyla İkinci parti. 129 milletvekili
.
1999 Yerel seçimler. Yüzde 17 oy oranıyla ikinci parti
.
2002 Genel seçimler. Yüzde 8 oy oranıyla dördüncü parti. MHP barajın altında kaldı.
2004 Yerel seçimler. Yüzde 10 oy oranıyla üçüncü parti.
.
2007 Genel seçimler. Yüzde 14 oy oranıyla üçüncü parti. 71 milletvekili
.
2009 Yerel seçimler. Yüzde 16 oy oranıyla üçüncü parti
.
2010 Referandum. Kaybetti.
.
2011 Genel seçimler. Yüzde 12,9 oy oranıyla üçüncü parti. 66 Milletvekili
.
2014 Yerel Seçimler. Yüzde 15 oy oranıyla üçüncü parti.
.
2014 Cumhurbaşkanlığı seçimi. Kaybetti.
.
2015 yılı 7 Haziran Genel seçimler. Yüzde 16 oy oranıyla üçüncü parti. 80 milletvekili
.
2015 yılı 1 Kasım Genel seçimler. Yüzde 11,9 oy oranıyla dördüncü parti. 40 milletvekili
.
HDP’nin milletvekili sayısı 59.
.
Şimdi kararı siz verin.
.
18 yılda 12 seçimde bu oranlar başarı mı?
.
Oy oranı yüzde 8 ile 18 arasında gidip gelen MHP gibi bir partinin genel başkanı sizce başarılı mı?
.
Seçim akşamı koalisyon hükümeti kurma yerine biz ana muhalefet partisi olmaya hazırız diyen bir genel başkan sizce başarılı mı?
.
MHP’nin öncelikli hedefi Ana muhalefet Partisi olmak mı yoksa tek başına iktidara gelmek mi?
.
Bu parti Başbuğ Alparslan Türkeş’in kurduğu, vizyonu ve misyonunu tarihinden alan, sorumluluğu ağır olan bir partidir.
.
MHP yüzde 14 aralığında sıkışıp kalacak bir parti değildir.
.
Ülkücü gençliğin 30 yaşından sonra başka parti arayışına girmesinin iyi hesap edilmesi lazım.
.
Milli ve manevi değerleri sahip çıkan, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü savunan, söz konusu vatansa gerisi teferruattır anlayışı içerisinde olan bir partinin seçimlerde neden bu kadar düşük oy aldığının hesabı iyi yapılmalı.
.
MHP’nin yeniden dirilişe ihtiyacı vardır ve artık kaçınılmazdır.
.
Genel başkanı değişecekse değişmeli,
.
Geçmişe takılı kalmadan ileriye bakılmalı.
.
Birbirileriyle can bağı gibi bağlı ve kader birliği yapılmalı. Kişisel çıkarlar, ihtiraslar, öne çıkmamalı.
.
Başkalarına gösterilen hoşgörü, parti içinde gösterilmeli.
.
Hatalar büyüteç altına alınmalı. Kimse birbirini rakip görmemeli, partinin geleceği düşünülmeli.
.
“Az olsun benim olsun, benden olsun, bizden olsun” bir tarafa bırakılmalı.
.
Liyakat kenara itilmemeli,
.
Sadakada değil, davaya sahip çıkılmalı.
.
MHP’nin hiç kimseye kaim olmadığı idrak edilmeli.
.
Türkiye’nin MHP’ye ihtiyacı var...
.
Saygılarımla''TC.Giresun-Yusuf Kırbaş
     
     
Mithat ersöz /NIGDE/ 23/11/15 20:58 mithat_ersoz51@hotmail.com IP:xxx.xxx.xxx.xxx 


SEVGİLİ ÖĞRETMENİM...
.
Bilder oder Fotos hochladen
.
Can dostum sevgili öğretmenim,
Karanlık yolumun ışığısın sen benim,
Anam,babam,kardeşimsin,
Saygı ile ellerinden öperim.
.
Ötelerimi beriye getirensin,
Öğrenmenin yaşı olmaz herkez bilsin,
Öğretmene istese canımı veririm,
Ne önemi var yerin,yaşın,ismin,
Saygı ile ellerinden öperim,
:
kızınca bile taşar,coşar şefkatin,
tayfun olsan sevgi ile esersin,
uzağımı getirir yakın edersin,
var oldukça kölen olurum senin,
saygı ile ellerinden öperim,
:
Sen olmasan dünü nasıl bilirim,
Kıymetini öğrettin aldığım nefesin,
Hecesini yaptırdın sevgi kelimesinin,
Ha ebru,ha hasan,yada celilsin,
Saygı ile ellerinden öperim,
:
Kuru dalların cansuyu sensin,
Borçlu olan ben alacaklı sensin,
Dünyanın döndüğünü öğreten sensin,
Bilmem bunca borcu nasıl öderim,
Saygı ile ellerinden öperim,
:
Nasıl anlatayım sana minnetim,
gücü yetmiyor öğrettiğin harflerin,
Işık yıllarınca kölen olurum senin,
Hakkını helal et ERSÖZ'e öğretmenim,
Saygı ile ellerinden öperim....
     
     
Abdullah alagöz/ 23/11/15 19:24 abdullahalagoz1453@gmail.com IP:xxx.xxx.xxx.xxx 

SAYIN BAHÇELİ “MHP mağlup olmadı”
*
Bilder oder Fotos hochladen
Yorum:Abdullah Alagöz
.
*
Sayın Bahçeli’nin konuşması hakikatten çok düşündürücü ve bir o kadar ibretlik konuşmadır.
*
MHP Mağlup olmadı diyerek galip ve mağlup kavramlarına yeni bir anlam da yüklemiş oldu(!)
*
Kaybedilen 40 milletvekili ve yaklaşık iki milyon oy Sayın Bahçeli için bir anlam ifade etmiyor.
*
Milletle bütünleşmeden milliyetçilik yapan, teşkilatlarının iradesini yok sayan, bütün kurulları işlevsiz kılan, sevilen sayılan ülkücüleri aday yapmayan, ihraç eden uygulamaları milliyetçilik oluyor(!)
*
Neden bunları yapıyorsunuz, bu tür hareketler davaya, camiaya zarar vermektedir diyenlerde hain ilan ediliyor. Çok enteresan değil mi?
*
Ülkücü hareket bunların hiçbirine layık değildir. Görevinizi yapamıyorsunuz deyip ülkücü iradeye başvurun diyenleri de
Sayın Bahçeli’nin deyişiyle
*
“yarım akıllarıyla yardım ve yataklık yapan, fitne kafilesi, MHP’nin çatısını uçurmak, Türk milliyetçiliğini eritmek için olan biten güçleriyle çaba sarfeden ne kadar satılık şahsiyet, fiyatı olan ne kadar devşirme, ne kadar saray hafiyesi varsa devreye girmiştir.
*
Bizim saray lejyonerlerine, bozkurt görünümlü ak trollere, sureti haktan görünüp cadı kazanı kaynatan işbirlikçilere devredilecek bir parti de yoktur.”
*
Sayın Bahçeli hezimetin sebeplerini araştıracağı ve mağlubiyetin sorumluluğunu kabul edip istifa edeceği yerde ülkücülerle ilgili yaptığı yaftalamaları gerçekten ne bu camia ne de herhangi bir ülkücü hak etmiyor.
*
Ülkücü hareket kadar Ülkücülerin siyasi organizasyonu olan MHP kimsenin tapulu malı değildir. Kimsede ne ülkücü hareketin üstünde ne de davasının üstündedir.
*
Ülkücüler hiçbir şartta marabalığı kabul etmedikleri gibi davasını hakkıyla temsil etmeyenlere de seninleyiz demeyecektir.
*
Üslup çok yaralayıcı, parçalayıcı ve ötekileştiricidir. Bu üslup ülkücü üslup olamaz.
     
     
Abdullah alagöz/ 23/11/15 19:22 abdullahalagoz1453@gmail.com IP:xxx.xxx.xxx.xxx 

Ülkücü Hareketten Salon Hareketine
.

Bilder oder Fotos hochladen
Yorum:Abdullah Alagöz
.
Ruhların çoraklaşması bireyler için hem çekilmez hem de içinden çıkılması zor bir durumdur. Hedefleri yok edilmek istenen, değerleri kendi camiasından gelen marazi çabalarla etkisizleştirilen bir ruh halinden başka ne beklenebilir ki tıpkı ormanların yok oluşuyla toprağın çoraklaşması gibi.
.
Olayları çıkarcı bir akıl anlayışı ile değerlendiren korkak, çekingen, ufuksuz tiplerin büyük davaları omuzlama iddiaları tarihte hiç görülmemiş aksine çabaları güdük kalarak zamanla yok olmuştur, diğer yandan mutlak akıl ile problemleri çözmeye çalışanlar ruhu devre dışı bırakır. Aslında ne aklın ilkelerinde yararlanırlar ne de o ruhtan nasibini alırlar. Oysa inançtan, aşktan, adanmışlıktan mahrum hareketler salon hareketi olmanın ötesine hiç geçmemiştir.
.
Akıl olaylar arasında tutarlı bağ kurarken, ruh atılımcı, inançlı, azimli, vefalı, özelliği ile hep öne atılmak, var olanı aşmak ister. Akı mevcut duruma tutarlı ya da tutarsız deyip hükmünü verir oysa ruh var olana karşı şartlar ne olursa olsun tepki göstermekle kalmaz onu aşar, idealle ulaşma çabasına girer. Birinde içine kapanmış, hastalık halini almış bir tutarlık kaygısı varken diğerinde aksiyoncu,kuşatıcı ileri atılan vasıf öne çıkmaktadır.
.
Ruh varlık olarak akıl gibi eşya kanunlarına bağlı kalmaz. Onun yapısı, özellikleri hep ideale odaklanmıştır. Statik değil dinamiktir. Suyun içine girdiği kabı doldurması, kuşatması gibi. İdeal onun hep hedefidir ona ulaşma çabası bitmez tükenmez bir enerjiyle hep devam eder, filozofun dediği gibi hep yoldadır."Hattı müdafaa yoktur sathı müdafaa vardır o satıh bütün vatandır.” Diyen zihniyetin elinde yeterli araç bile yoktu ama o ruh, imkânsız denileni başardı. Aksiyon hareketi budur işte.
.
Bir yönüyle ruh –akıl ilişkisi değerlendirildiğinde, fikri organizasyonlar ruhu öne çıkararak o dinamizmi yakalamak zorundadır. Aksiyoncu hareketler bulundukları toplumun her sıkıntısında yanı başında olan, onlarla bütünleşen, problemlerini çözen, güven veren bir yapıda olmak zorundadırlar zira varlıkları bu dinamik özelliklerine bağlıdır.
.
“Sokaklar karanlıktır.”, “Ülkücülerin sokakta işi yoktur. ” sözlerini sıradan bir sosyal bilimciye açıklatsak acaba neler söyler? Fikir hareketlerinin öznesi millettir. Millet sokaklarda caddelerde toplumsal yapının her alanında hayatını devam ettirmektedir. Sokaklar karanlıktır sözünün açıklaması milletin yaşadığı alanlar karanlıktır demekten başka bir anlam ifade etmiyor. Böyle bir sözü söylemek aslında söyleyenlerin ideallerinin de karardığının itirafıdır. Ülkücü sokağa çıkarsa kavga mı edecek, ülkücü sosyalleşmesi gereken bir varlık mı olarak görülüyor? Bu sözün neresinden alırsanız alın kendi başına bir garabettir.
.
Aksiyon hareketlerini bekleyen en büyük tehlike salon hareketlerine dönüşmesi riskidir. Durağanlaşma ile birlikte dinamizm ve zamanla o heyecanı, aşkı bağlılığı, mensup olma duygusunu da kaybederler. Dinamik olan camia; hareketsizlik, işlevsizlik karşısında bocalama ve atalet haline dönüşmeye başlar, zamanla hayalleri, sembolleri, inançları da yok olur.
.
Aksiyoncu hareketler, elerindeki bütün vasıtaları kullanarak toplumla bütünleşme çabası içinde olmak zorundadırlar yoksa sırça köşklerde, loş koridorlarda Bizans entrikalarıyla uğraşmazlar. Tarihi birikimi, eylemci vasfı, harekete geçireceği gençlik teşkilatları toplumun en canlı organizasyonlarıdır. Toplumda onlar konuşur, onlar dinlenir ve onların öcülüğünde gündemler oluşturulur.
.
Düşünce tarihinde olumlu ya da olumsuz iz bırakanlar incelendiğinde hep aksiyoner yapılar başat güç olmuşlardır. En basit örneği günümüzde PKK, terörle, olmayan bir davayı geniş bir kitleye kabul ettirmekle kalmadı Türkiye’nin gündemine getirdi. Arap baharı vs gibi hareketlerin temelinde akıl aranmaz ama o aksiyoncu özellik bütün orta doğuda toplumsal olayların kasırgalara dönüşmesine vesile oldu. Bundan hareketle camiamız için konuşanlar, sözü olanlar bu özellikleri göz önüne almak zorundadırlar.
.
Ülkücü hareketin o muhteşem mazisini eleştirenler, 3-5 kişiyle yola çıkan o ülkü devlerinin milyonlara ulaştığını, vatanın her sathında, dağların geçit vermez tepelerinde bile üç hilal yazılarıyla damgalarını vurduklarını, bütün bunların da aksiyoner yapılarıyla –beyaz çorap, hilal bıyıklarıyla-gerçekleştirdiklerini göreceklerdir. Bu çabalar, giysiler ülkücü camianın utancı değil övünç kaynağıdır. Utananların bu camia da yeri bile olmamalıydı.
.
Ülkücü hareket; bu seviyeye, salonlarda zaman geçirerek, nutuk atarak, masa başında entrikalar çevirerek gelmedi. Vatanın her karış toprağında izi, her hikâyesinde etkisi, her olayında bir kahramanı vardır. O kutsal davayı işte bu çabalar ve kahramanları omuzladı. Her bir şehidin, gazinin hayat hikâyesi bile bir hareketi yeniden diriltmeye yeter, Yusuf İmamoğlu şehit edildikten sonra“yapılan otopsi sonucu 36 saat yemek yemediği anlaşılmış olup cebinden sadece 35 kuruş para çıkmıştır. Bu şehidimizin hikâyesinden bir kesit bile yetmez mi?
.
Bu camiayı toplumsal yaşantıdan koparak, ekonomik, siyasi, sosyal ve dış politikada oluşan yeni durumlara karşı etkisiz kalanların asıl amacı bu davayı omuzlamadan çok bu hareketi nasıl bitiririz mantığına bürünmüş olmalarıdır. Bu hareketi gölgeleyenlere, sekteye uğratanlara,içini boşaltanlara artık saygı göstermek,onların sözüm ona icraatlarından hikmet aramak boşuna bir çabadır.
.
Türkiye’de gündem oluşturmaktan aciz hale gelen, sadece teşkilatlarını baskı altına alarak günü kurtarmaya çalışanların Turan kelimesini ağızlarına almaya hiç ama hiç hakları yoktur. O şehitlerin, gazilerin adlarını bile ağızlarına almaya hakları yoktur. Onlar başkalarının dümenlerin su taşısınlar…
     
     
Ramazan çarkcı/ 23/11/15 18:45 IP:xxx.xxx.xxx.xxx 

KURT YÜREKLİ KUZU - DURSUN ÖNKUZU


Bilder oder Fotos hochladen
:
Yerde aydınlık bir şekilde yatan bedenine bakıyordu. Gündüz sa’atleri olmasına rağmen, her yer karanlıktı. Hattâ öyle ki, gece bile bu kadar karanlık değildi. İşte bu karanlığın içerisinde, bir güneş suretinde yatan bedenine bakıyordu. İyi de, bu nasıl oluyordu?


Yurdun pencerelerinden birinin önündeydi. Kendine baktı, havadaydı. Uçmuyordu, lâkin havada asılı gibi duruyordu. Bir ân, sâdece bir ân baktı. Daha fazla değil. İçeride birileri, nasıl geberttik, bir faşist eksildi gibi sözler söylüyor. Besbellî bir ölüme seviniyorlardı.


Peki, ama niye?


Bir ândan daha fazla bakamadı, pencereden içeriye. O bir ân bile bütün düzenini alt etmeye yetmişti. Yeniden yerdeki güneşe gözlerini dikti. Herkes başında toplanmıştı. Hattâ polis bile gelmiş. Ancak yerdeki güneşi gördükten sonra harekete geçmişti.


Bunlar olurken, o, olanların hiçbirini görmüyordu. Görmesinin bir önemi de yoktu, zâten.


Bir ara yerdeki güneşin yüzü, yana çevrildi. Bunu fotoğraf çekmek isteyen polis fotoğrafçısı yapmıştı.


Ancak o, sâdece yüzün döndüğünü gördü ve gözlerine inanamadı. Yerdeki güneş, kendisiydi. Hemen kendini yokladı. Hâyır, dedi, olamaz. Ama olmuştu, ölmüştü.


O ân, gözlerinden bir damla yaş döküldü. Bu yaş, kendi gibi mânevî değil, bilâkis maddî idi. Gözlerinden akan bir damla yaş, yerdeki güneşin gözlerine değdi ve kan olarak aktı.


Bir anda her yer aydınlanmaya başlamıştı. Ama yine de yerdeki güneş, o kadar aydınlıktı ki, göklerin güneşi, onun yanında sahte kalıyordu. Bunlar olurken, neden öldüğünü düşünmeye başladı ve biraz önce bir ânlık içeri baktığı pencere, aklına geldi. O pencerenin bulunduğu odada, kendisine yapılanlar aklına geldi, işkenceler, aklına geldi. Edilen küfürler, hakâretler aklına geldi.


Bir sandalyeye oturtulmuştu. Elleri ve ayakları, sandalyeye bağlıydı. Arkasında sarı yıldızlı, kızıl bir “şey” asılmıştı. Sürekli soru soruyorlardı.


Soru sorarken, küfür ve hakâret ediyorlardı. Ne Türklüğü, ne Müslümânlığı, ne annesi, ne kardeşleri, ne babası… Küfür ederken, hiçbir değerini bırakmıyorlardı.


O ân içlerinden biri, grubun lideri olan, tâm karşısına geçti. “Herkesin ismini vereceksin” dedi. “Bu okulda okuyan bütün faşistlerin isimlerini, adreslerini vereceksin” dedi. Cevâb vermedi.


Zâten ne sorularına, ne küfürlerine, ne de hiçbir sözlerine cevâb vermiyordu. Tâm bir tevekkül hâlinde kendini Allah’a teslîm etmişti. Sonunu biliyordu.


Buradan kurtuluşu, ancak şehâdetle mümkün olacaktı. Bu önce bir his, sonra bir tahmîn, sonra da bir kaynağı bilmediği bir bilgi hâlini almıştı.


Grubun lideri olan kişinin üzerinde hâkî yeşil bir parka, boğazlı bir kazak vardı. Bıyıkları, ba’zılarının pos bıyık dediği, ba’zılarının ise Stalin bıyığı dediği bıyık şekliydi. Boyu, biraz uzundu. Üniversitede okuyordu, ancak bu onun cehâletini ortadan kaldırmamıştı.


Atıp, tutmayı seviyordu. Devrim yapacaklardı. Önce bayrağı değiştireceklerdi. Sonra devletin adından başlayarak Türk adı nerede geçiyorsa, sileceklerdi. Ardından sıra Müslümânlığa gelecekti.


Gericiler, diyordu, bir tâne bırakmayacağız. Ya yeni düzene uyacaklardı, ya da yok olacaklardı. Bütün fabrikalara, atölyelere, çiftliklere, tarlalara, işçiler adına el konulacaktı.


Ama ne tûhâf ki, hayâtında bir gün bile ne tarlada, ne de herhangi bir fabrika ya da atölyede çalışmamış olan bu kişi, kalkmış, her şeye işçiler adına el koyacağız, diyordu. Ama işçiler değil, bunlar el koyacaktı.


Bunun için ise işe, faşistleri ortadan kaldırarak başlayacaklarmış. Daha faşist ve faşizm kelîmelerinin ne olduğunu bilmeyen bu kişilerin gözünde, vatanını, Türklüğünü ve dînini seven herkes, faşistti.


Bu yüzden faşistlerin, üniversitede okumalarına izin vermeyeceklerdi. Onları, derslere sokmayacaklardı. Çoğu garibân âilelerin evlâdları olan ve tek dertleri okumak olan bu gençlere, izin vermeyeceklerdi.


Çünkü onlar gibi olmayan herkes, yok edilmeliydi.
Sorgu, suâl faslı, işkence ile berâber devâm etti. Hiçbir söylemedi. Dilinden tek kelîme çıkmadı. Ama dilinin söylemediklerini, rûhu öyle güzel anlatıyordu ki, bunu sâdece rûhların dilini bilenler anlayabilirdi.


Öyle bir tevekkül vardı ki, ne sopa, ne de başka bir işkence âleti, umrunda değildi. Ancak karşısında her türlü insânî özelliği terk etmiş, tanımadıkları bir insânı, sebebsiz yere ezerek, yok edeceğini sanan insânlar vardı ve onun tavrı, bu insânların, daha da fazla insânlıktan çıkmasına yol açıyordu.


Grubun lideri, her şeyi planlamıştı. Neler soracağını ve neler yapacağını… Hattâ öldürmek gerekirse, nasıl öldüreceğini de… “Odamdan pompayı getirin” dedi. Hemen getirdiler, bu bir bisiklet pompasıydı.


Yanındakiler, “Ne yapacağız” diye sordu. “Ağzına sokun” dedi, “Ucu, ciğerlerine kadar gitsin”. Böyle bir işkenceli cinâyet diğerlerinin aklına bile gelmemişti.


Ancak hepsi, buna çok sevindiler. Bunu da zâten kahkahalarıyla bellî ettiler.


Pompanın ucunu, ağzına sokmaları zor olmadı. Zâten işkencenin etkisi ile kendinden geçmişti. Birkaç sâniyede, pompayı epeyce soktular. Liderleri olan kişi, pompa ucunun, ciğerlerine ulaştığına emîn olduktan sonra “Tamâm” dedi. “Yeterli”.


Sonra arkadaşlarına döndü ve şöyle dedi. “Biz cinâyet işlemiyoruz. Dolayısıyla bu bir cinâyet değildir. Biz, devrimin önündeki engelleri kaldırmak için faşistlere gözdağı veriyoruz.


Böylece görecek ve anlayacaklar ki, hiç kimse devrimi engelleyemez.”


Sözlerini bitirdikten sonra bir göz işâretiyle, yanındakine emîr verdi ve ciğerlerine hava pompalamaya başladılar. Birkaç dakîka boyunca bu işlemi devâm ettirdiler.


Artık ağzından oluk oluk kan akıyordu. Ama hâlâ ölmemişti. Yine bütün değerlerine bir dizi küfür ettikten sonra “Atın, şunu aşağıya” dedi. O ân pencere açıldı ve pencereden aşağı düştü.


Cân verdiğinde havadaydı. Bu yüzden rûhu havada asılı gibi kalmıştı. Ancak bedeni yerdeydi ve güneş gibi parlıyordu. Ama aydınlıktan bahsedenlerin, hem rûhu, hem beyni karanlık olduğu için bunu göremediler.
* * *
Cenâzenin yapılacağı âna kadar rûhu, orada kaldı. Ancak ertesi gün, yânî 24 Kasım 1970 Salı gününe kadar. Salı günü Tokat’ın Zile ilçesinden gelen selâ sesi ile bir ânda, kendisini tabutunun başında buldu.


Biraz sonra vakit namâzının ezânı okundu ve bütün Zile ile dört bir yandan gelen kardeşler, hep berâber önce vaktin namâzını kıldılar, ardından da cenâze namâzı kılındı.


Artık rûhu, şaşkınlık içerisinde değildi. Tam tersine erişilmesi güç bir mutluluk sarmıştı, bedenini. Ancak orada annesi ile babasını görmek, onu üzüyordu. Ama yapacak bir şey yoktu. Onlar da, oğulları üzerinden Allah tarafından “şehîd anne ve babası” olarak ödüllendirilmişti.


Cenâze namâzı kılındıktan sonra mezârlığa geçildi ve bedeni defnedilmek üzere tabuttan çıkarıldı. O ân, iki damla göz yaşı aktı, rûhundan ve damlanın bir kısmı başına, bir kısmı da göğsüne düştü.


Damlanın düşmesiyle berâber göğsünde ve başında kan görünmeye başladı ve beyaz kefeninin üzerindeki al kan, onun şehâdet berâtı oldu.


Son küreğin atılmasından sonra rûhu, önce mezâr taşındaki “Ülkü Şehîdi Ertuğrul Dursun Önkuzu” yazısına baktı ve ardından yavaş yavaş yükseldi.


O esnâda uzaklardan bir şâirin, mısrâları okunmaya başlandı. Rûhundan damlayan diğer damla ise şâirin[1] kalbine düştü ve uzaklardan gelen selâma, şi’riyle cevâb verdi.


Önkuzu hey! Önkuzu!
Önde gider Önkuzu...
Anası 'Dursun' demiş...
Durmaz… Gider Önkuzu...


23 Kasım 2012
KUTLU ALTAY KOCAOVA..
     
     
Ibrahim özcanli /Kars/ 23/11/15 15:39 IP:xxx.xxx.xxx.xxx 

Suların durulmadığı MHP’de saflar netleşti. Partiyi olağanüstü tüzük kongresine götürmek isteyen muhalifler somut adım atmaya başladı.
.
Bilder oder Fotos hochladen
:
Başbuğ Alparslan Türkeş’in Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Selim Kaptanoğlu’ndan sonra eski Iğdır milletvekili Sinan Oğan tüzük kongresi çağrısı yaparak adaylığını ilan etti.
:
AKŞENER AÇIKLAYACAK
:
MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin 1 Kasım’da milletvekili adayı göstermediği Meral Akşener Türkeş’in doğum tarihi olan 25 Kasım’da İstanbul’da düzenleyeceği basın toplantısı ile “yarışta ben de varım” diyecek.
:
AYDIN DA ADAY
:
Akşener’in ardından Trabzon’dan milletvekili seçilemeyen eski Meclis Başkanvekili Koray Aydın’ın da 2012’deki kongreden sonra Bahçeli’ye karşı ikinci kez Genel Başkanlığa adaylığını açıklaması bekleniyor. Aydın’ın liderliğe soyunması Akşener’le birlikte hareket ettiği tezlerini çürütmüş oldu.
:
RESTİ GÖRDÜ
:
Kulislere, Akşener’in Genel Merkez’in “Kongre salonuna giremezler” gözdağına karşı yakın çevresine, “Topuklu ayakkabılarımla Arena Spor Salonu’na girer ve kürsüye çıkar konuşurum. Arkama bile bakmam” deyip meydan okuduğu yansıdı.
:
SAZAK BEKLİYOR
:
Şehit edilen eski Gümrük ve Ticaret Bakanı Gün Sazak’ın oğlu Süleyman Servet Sazak ise diğer adayların aksine “sessiz ve derinden” çalışarak tabanda nabız tutuyor.
:
1999’da Eskişehir milletvekilliği yapan MHP eski Genel Başkan Yardımcısı Sazak’a MHP’de “aksakallılar” olarak tanımlanan grup destek veriyor. Sazak’ın liderlik planlarını 2018’deki olağan kurultaya göre yaptığı öğrenildi.
:
İKNA ODASI İDDİASI
:
Meclis’teki sandalye sayısını 5 ayda 80’den 40’a düşüren MHP’de tansiyon düşmüyor. Muhalif kanadın partiyi olağanüstü tüzük kongresine götürme planlarına karşın Genel Merkez yönetimi de boş durmuyor.
:
Muhalif kanat, Bahçeli ve kurmaylarının aralarında il ve ilçe başkanlarının da yer aldığı delegeleri Genel Merkez’e çağırarak yaptıkları görüşmeler için, “İkna odası” benzetmesi yaptı.
:
Muhalifler, Genel Merkez’in tüzük kongresi için imza verme riski gördükleri delegeler üzerinde lobi yürüttüğünü öne sürerek, “Büyük kongre delegeleri ikna odalarına alındı. Amaç olağanüstü kongre yaptırmamak ve 18 Mart 2018’de olağan kurultaya gitmek” dediler.
     
     
TC.Giresun-Yusuf Kırbaş/ 23/11/15 13:55 IP:xxx.xxx.xxx.xxx 

Unutmak Tükenmektir!
.
Ertuğrul Dursun Önkuzuyu.Şehadetinin Ölüm Yıldönümünde Rahmetle anıyoruz.
.
Bilder oder Fotos hochladen
.
Adı: Ertuğrul Dursun
Soyadı: Önkuzu
Doğum Yeri: Tokat Zile
Ölüm Nedeni: Müslüman Türk Olmak
Ölüm Şekli: İdamdan Beter
Şehadeti: 23 Kasım 1970
.
Önkuzu hey! Önkuzu hey!
Önde gider Önkuzu
Bu bayrak düşmez
Ölmedikçe son kuzu…
.
Dursun adı... Dursun adı...
O gitti, dursun adı.
Dillerde türkü olsun,
Yürekte vursun adı!...
.
Kuzular koç olacak,
Toy, düğün, göç... olacak
Bu yıl ki kuzuların
Adları ' öç ' olacak!!!
.
Allahsız, vatansız, milliyetsiz bir güruh tarafından hunharca öldürülen Türk-İslâm Ülküsü'nün şehidi Ertuğrul Dursun Önkuzu'yu rahmetle anıyoruz.
.
Kardeşi Kadriye Önkuzu, ağabeyi Dursun Önkuzu'yu şöyle anlatıyor:
.
"O bir ülkü deviydi. Hiçbir çıkar gözetmeksizin. Çok büyük ideallere sahipti. Öylesine inançlıydı ki düşüncelerini gerçekleştirmek için elinden geleni yapardı.
.
Milliyetçi, ülkücü çocuklara, gençlere, kızlara milli manvi değerlerimizi kaybetmemeleri için seminerler düzenlerlerdi. Okul derslerinde başarısız olan talebelere ücretsiz matematik, fen kursları verirdi.
.
Maddi imkanları kısıtlı olduğu halde verilen hediyeleri kabul etmemişti. Onu akrabalarımız, arkadaşları mahcup, utangaç, az ve öz konuşan, konuşunca herkes tarafından dinlenip beğenilen birisi olarak tanırlardı.
.
En büyük idealli büyük bir kütüphaneye sahip olmak ve gençlerin hizmetine sunmaktı. Çok kitap okurdu. Eline geçen parayı kitaba yatırırdı. Yaz tatillerinde çalışıp okul masraflarına katkıda bulunurdu. Judo öğrenmişti.
.
Her sabah jimnastik yapar, titizliği ile ablamı yorardı. Namazlarını düzenli olarak kılar, kılamadığı vakitleri küçük bir deftere not ederdi. O zamanlarda Zile'nin yetiştirdiği çok kültürlü, muhterem bir zat olan müftü Arif Efendi'den ders alırdı..Mekanı Cennet'Ruhu şad olsun'Unutmadık ve Unutturmayacağız..
.
TC.Giresun-Yusuf Kırbaş
     
     
Ertugrul Kalafat /IST/ 22/11/15 17:02 IP:xxx.xxx.xxx.xxx 

13 YILDIR DEVLET BAHÇELİ Yİ DESTEKLEDİM…


Bilder oder Fotos hochladen
Yorum Ertugrul Kalafat
Evet yanlış duymadınız,Başbuğumuz Alparslan TÜRKEŞ ebediyete intikal eder etmez başlayan genel başkanlık yarışında hep Sayın Devlet BAHÇELİ yi destekledim.


Azmi Karamahmutoğlu’nun illegalite ilan edip kürsüyü devirdiği o günler de,Ortadoğu gazetesi yayın politikası olarak Tuğrul TÜRKEŞ’i desteklerken bizler Kurultay gazetesinde yazdığımız yazılar da Devlet beği desteklemiş ve onun yanında saf tutmuştuk.


Şahsın Devlet beği destekleyen yüzlerce yazı ,makale ve şiirler yazmış,BİR GÜN MUTLAKA ve TAŞLARIN YÜREĞİ YOK isimli iki kitabımı özellikle kongre aşamasında dağıtıp imzalayarak Devlet BAHÇELİ lehinde kulis çalışmaları yapmıştım.


Kimseden bir teşekkür ve takdir görmesem de,Ülkücü duruşumun gereğini yerine getirmiştim.


Sayın Devlet BAHÇELİ yi eleştiren ve ona ağır kelimeler kullananlarla ettiğim kavgalar daha taptaze hafızamda..


Devlet BAHÇELİ düşmanı bazıları şahsımı mahkemeye vererek tazminat davaları açtılar ama beni bir türlü yıldıramadılar…


Balgat ın paralı askeri dediler ama Balgat’ın kuruşu boğazımdan geçmemişti.Bütün bu olumsuzluklara rağmen ülkücü duruşumdan dolayı asla pişmanlık duymuş değilim.


Sadece Sayın Devlet BAHÇELİ yi destekleyen ben ve benim gibi bazı Ülkücü yazarların Divan da yer alan bazı kendini beğenmiş menfaatçi sülükler tarafından kıyıya köşeye itilmesine çok içerledim.


Çok değer verdiğimiz ve saygı duyduğumuz Devlet BAHÇELİ nin etrafında oluşan divan kuşatmasında grupçuklar oluştuğunu gördük.


Devlet beğ’in bazen yanında, bazen arkasında yer alan bu siyasi sülüklerin Devlet beğ’i destekleyen yazarları yanlarına yaklaştırmamak için her türlü fırıldağı çevirdiklerine şahit olduk.


Bu sülükler bizim ülkücü hassasiyetimizi anlamasalar da,bizler Devlet beğ’e hiç toz kondurmadık.Şimdi bakıyorum da bu sülükler kendi koltuklarının derdine düşmüşler.Karşılarına çıkan herkese ajan, hain,vb. kul takmaya başladılar.


Açıkça yazıyorum.Sülüklere tahammül etmenin de bir zamanı ve zemini vardır.Kim bu davanın hayırına çalışacaksa ve davasını satmayacaksa bu satırların yazarı da orada safını tutacaktır.


Kişiler gelip geçicidir.Asıl olan davadır.


Bu behisle bütün ülküdaşlarımı birbirini kırmamaya ve üzmemeye davet ediyorum.


Bozkurt gibi olun ve Bozkurtça kalınız.
Saygılarımla…
     
     
TC.Giresun-Yusuf Kırbaş/ 21/11/15 23:57 IP:xxx.xxx.xxx.xxx 

TİTRE VE KENDİNE DÖN ÜLKÜCÜ HAREKET!!!.
Bilder oder Fotos hochladen
.
Bunca dert; bunca tasa, bunca çile. Evet bir hareketten bahsediyorum.
.
Çile ve dert ile mayalanmış bir hareketten.
.
Ömrü beklemek ile geçmiş ve zaferini kazandığında sevincini yaşayamamış bir hareketten.
.
İnsan şöyle bir geçmişe bakınca; ah edesi geliyor. Lakin neye yarar? Bir hareket düşünün ki önce ocaklarda başlamış.
.
Gençlerini dergahta terbiyelemiş, ocakta pişirmiş, devlette yaşatmış. Adına Ülkücü Hareket demiş. Bu hareket kendinde İslam'ı, Türklüğü ve millete hizmet aşkını toplamış.
.
Uğruna, savunucusu olan kaç can feda edilmiş? Düşündükçe içim kan ağlıyor. Boşuna mıydı? Diyemiyorum. Dilim varmıyor. Çünkü ne ettikse bize biz ettik. El bize bir şey etmedi.
.
Ha gün geldi arka bahçemizde bize abi diyenler bugün bizi "faşist" diyerek düşman gösterdiler.
.
O fırtınalı yıllarda Allah demeye korkanlar bugün İslam'ın savunuculuğunu üstlendiler. Ne hikmetse hareketin başındakiler de sessiz sakin bunu seyrettiler, seyretmekteler. Sözüm sadece MHP yönetimine değildir. Kendini hareketin bir parçası sayan bütün ülkücüleredir. Nerdesiniz?
.
Ne yapmaktasınız? KALKIN ARTIK. KALKIN. SİLKİNİN. TİTREYİN VE KENDİNİZE DÖNÜN!!!
.
Evet bu diriliş şarttır. Sizler ki hiçbir kimseye ağız burun eğmezdiniz. Biz böyle görmedik. Böyle değildik. Şimdi bakıyorum da birileri çıkmış; Eski Ülkücüyüm diyor. Adama gülerler be. Ülkücünün eskisi yenisi mi olurmuş?
.
Ülkücü; bildiğin yolu belli çizgisi belli dava adamıdır. Ona buna yamanmaz. Ha bir de bugün bize dost gibi görünenler de var. Mesela bazı yandaş medyacılar. Bunlar kendilerini Başbuğ'un sağ kolu olarak tanıtıp harekete yara açmaya çalışanlardır.
.
Bir de bizi suçladıkları dinsizlik kisvesini unutmamak lazım. Biz dinsizsek bizi suçlayanların kendileri ezelden beri dinsizdirler.
.
Bu ülkede Kur'an'a Müslümanlığa laf atılırken nerede idiler. Ama bu bize atılan iftiraları sineye çektiren soysuzlar utansın. Benim yaşım yetmez. Ama okuduklarımdan ve dinlediklerimden çıkardım ki Ülkücülük öyle safsata bir şey değil.
.
Ama ne yazık ki bir takım kendini bilmezlerin elinde oyuncak olma durumuna getirilmiştir. Şu anda hareketin siyasi boyutunu üstlenen MHP ne yapmaktadır?
.
Ya da Ülkücü görüşe sahip olduğunu belirten BBP ne yapmaktadır? Cevabı çok basit: HİÇBİR ŞEY! E vet hiçbir şey diyorum. Ülkücülük İslam'dı. İslam adına ne tavır gösterdiler?
.
Ülkücülük Türk Milliyetçiliği idi. Türk Milliyetçiliği adına ne gösterdiler?
.
Ülkücülük vatan sevdasıydı. Kaç kapıyı çalıp vatandaşı kolaçan ettiler?
.
YOK, YOK, YOK! Ne acı değil mi? Allah aşkına tekrar tekrar sesleniyorum. Ne olur kendinize gelin. Biliyorum. Çoğunuz ekmek kavgasındasınız. Ama unutmayın. Bu vatan giderse ekmek bulamazsınız.
.
Belki birileri duyar bu sesimi de boşa giden çabaları doluya çevirir. Ama bir revizyon şarttır. Hem harekette hem de partide yeni yüzler görülmelidir.
.
Gençler tam anlamıyla yeniden yetiştirilmeli ve ocaklar düzene sokulmalıdır.
.
Eğer bu düzenle gidilirse; Ülkücü Hareket son yıllarını yaşayıp tarih sahnesine veda eder. Sadece gönüllerde yaşayan bir mefküre halini alır.
.
Bu yazıdaki amacım birilerine bir şeyleri hatırlatmaktı. Umarım bir yerlerde yeniden bir ateş yakarız...
.
Saygılarımla ' Tüm Ülküdaşlarıma'Gönüldostlarıma Selam olsun..TC.Giresun-Yusuf Kırbaş
     
     
Selami Yıldırım/ 21/11/15 20:43 selamiyildirim26@gmail.com IP:xxx.xxx.xxx.xxx 

ÖNCE CANAVARI YARATIRLAR SONRA İCABINA BAKILIR !.
.
Bilder oder Fotos hochladen
.
AKP Tek Başına İktidar oluncaya kadar seçim yapıldı.
.
Şöyle veya böyle iktidar da oldu.
.
‘Kumpas kurdular,’’ ‘’çirkin tezgahların’’ olduğunu iddia etmek nafile !..
.
‘’Geçti Bor’un Pazarı sür eşeğini Niğde’ye’’ derler, adama !..
***
Buzdolabındaki Çözüm Süreci de; TBMM’in açılışı ile buzluktan çıkarıldı.
.
Donun çözülmesi bekleniyor.
.
Buzdolabına konması; seçimlikti zaten !
.
S. Demirtaş: ‘’Başkanlığa karşı değilim; tek adamlığa karşıyım’’ buyurmuş !..
.
Yeni Hükumet kuruluncaya kadar buzlar çözülecek !..
Bebek katili’nin 10 emri, ilk öncelik olacak !..
AKP İktidarı, yeni anayasa ile işe koyulacak !..
***
Bakmayın, ‘’PKK ile mücadele ediyoruz’’ dediklerine !.. Mücadele eden Asker ve polise; ‘’duvar yazılarının’’ hesabını mı sorar? AKP iktidarı PKK ile mücadele mi ediyor sanıyorsunuz !..
.
TBMM’inin açılışı ile ‘’çözüm süreci’’ buzluktan çıkarıldı. Neydi, bebek katilinin 10 emri ?.. özetlersek; ‘’Halkların kardeşliği !..’’
Anayasa’da nasıl ve ne şekilde yemin edileceği yazılı olmasına rağmen; isteyen istediği şekilde yemin etmiş. İzlemedim yemin törenini. Sağda-solda yazılanlardan okuduk !. Arapça da var, kutsalı üzerine yemin eden varmış !.. ‘’Türkiye Milleti’’ de!..
***
Seçim sürecinde yürürlükte olan anayasa ve yasalar, bir anda rafa kaldırıldı, daha öncelerinde olduğu gibi!..
.
Buzları çözülmeye başlayan ‘’çözüm süreci’nin toplum mühendisleri de; Tv.lerdeki yerlerini aldılar, algı yönetimi için !.. Başladılar, buzları çözülen süreci çözmeye !..
***
Türkiye Cumhuriyeti devleti’ni TBMM’inde çözecekler !..
Türk Milleti’nin kendi gözüne, beynine çaka çaka, yeni anayasa ile Türkiye’yi çözecekler !.. Batı, küresel güçler de hazırlanıyorlar, planladıkaları BOP’ni nihayetlendirmeye !.. Sanmayın ki; birkaç yıllık bir kurgu; ne kadar çok zamana yayarlarsa; gelecekleri o kadar garanti !.. Silah pazarı, savaş ekonomisi !..
.
Yarattıkları IŞİD canavarı görevini layıkıyla yapıyor; savaş ekonomisi asıl gelir kaynağı olanlara !.. IŞİD ne olduğunu anlatmaya gerek yok !.. Kim, ne sebeple yarattığı gün gibi orta da!..Bir islami örgüt falan değil !.. Tam tersine; İslam ülkelerindeki tabi kaynakların küresel güçlere aktarılması için özel yapılandırılmış küresel bir CANAVAR !.. IŞİD’in her olayı, öldürdüğü her insan, BOP kurgulayıcılarına gelir kaynağı oluyor.
.
Bakın, terör örgütlerinin arkasındakilere; kimleri göreceksiniz !..
.
Yüzyıllardır gelir kaynağı ‘’savaş ekonomisi’’ olan küresel güçler için; toplu katliamlar yapılmış, insanlar öldürülmüş umurlarında mı?
.
Paris’teki katliam, besledikleri terör örgütü ters TEPKİ VERMEDİ; kendilerini vurmadı. Tabi kaynaklara konmak için; planan bir katliamdı. Taşoren IŞİD’e ‘’yap’’ dediler o da yaptı. Tıpkı Türkiye’de yapılan katliamlar gibi. IŞİD’in yaptığı Suruç ve Ankara katliamından siyasi olarak kim nemalandı ? Adamı boşuna eşbaşkan yapmazlar beeeeeee !..
.
Bayır-bucak Türkmenlerine yapılan katliam da BOP gereği !.. Irak petrollerinin Akdeniz’e ulaştırılması için; Kürtistan koridoru, İsrail koridorunun açılması için BOP tezgahı !..
.
Daha dün Antalya’da, Obama’lı, Putin’li görüşmeler yapmadılar mı ?.. Önce Türkler, Türkmenler halledilmeli !.. ‘’Ortak düşman !’’
.
Türkiye’deki Türklerin AKP ve yardımcısı Bahçeli ile basiretini bağlandı. Suriye’deki Türkmenler de iş birliğine ortak Putin’i, Çarı, şahı katlediyor.
.
Silah ekonomisi, savaş ekonomisi gelir kaynağı olanlar, IŞİD canavarını yarattılar. Şimdi, güya bu canavarı yok etmek amaçları !....
.
Yarattıkları canavarı yok etmeden; ‘’ortak düşman’’ Türklerin bertaraf edilmesi; SAVAŞ ZAİYATI !.. İşbirlikçiler, Türkiye’de TÜRK adını; anayasadan ve heryerden kaldırmaya boşuna uğraşmıyorlar !..
***
Uyan da balığa gidilim !..
.
Aklı ermez biri de çıkmış bağırıyor; ‘’Çirkin tezgahlar yaptılar’’ diye!.. Sen bu ‘’çirkin tezgahları, kumpasları’’ millete anlatın mı ?.. Çıktın da karış karış ülkeyi gezerek; ‘’Türkiye’yi çözecekler, asıl hedefleri bu’’ diye dağdaki, bağdaki, şurda burda çalışan insanlarımıza haber verdin mi ?.. Bir kaç defa; ‘’Uyan ey millet’’ demekle mi uyandırdın sanıyorsun ?
.
Ya şu seçim sonrası söylediğiniz ‘’çirkin tezgah’’ ne ?.. Seçimi kazanmak isteyen; ‘’çirkin tezgahı’’ seçimden önce mi anlatır; sonra mı ?..
.
Ey MHP’nin üst yönetimi, siz bunları kaç kişiye anlattınız ? Daha doğrusu, tüm bu kurgulardan haberiniz var mı ? ‘’Çirkin tezgalara’’ ne gibi önlemler aldınız ?
.
Eğer, önlem almış olsaydınız; TBMM’inde öyle somurtmazdınız !..
.
21. 11. 2015
     
     
Cevat Nas/IZMIT/ 20/11/15 00:30 IP:xxx.xxx.xxx.xxx 

ADALET VE LİYAKAT
.
Bilder oder Fotos hochladen
Yorum: Cevat Nas
.
Bu ülkenin vatandaşı olan herkes ,ayrım yapılmadan hak ettiği yerde olmalı.
.
Bir işe alınacak olan birey iktidar partisine ters görüşte diye dışlanmamalıdır.
.
Kim daha kaliteli ve o işe uygunsa o şahıs ilgili işe yerleştirilmelidir. Böyle yapmayan tüm kurumlar ve siyasi organizasyonların adaletten bahsetmeleri söz konusu olmamalıdır.
.
Türkiye'de maalesef demokrasi ve sosyal adalet gerçeği yanlış anlaşılmış ve tamamen kişi hak ve hürriyetlerini gasp edici bir tutum içinde ,kapitalizmin dişlileri arasında insanlık ve insanlar ezilip gitmeye devam etmektedir.
.
Bu gün, söylenilenlerle yapılanlar tamamen farklıdır.
.
İşinin ehli binlerce insan adaletsizliğe uğrayarak ,ülkemize verimli olmaktan uzaklaştırılmış, onların yerine özellikle şu son on yıl içinde basiretsiz,bilgisiz ,liyakatsiz bir çok hak etmeyen insan siyasi tarafgirlikten dolayı,belli yerlere getirilmişlerdir.
.
Türkiye de, Atatürk'ün kurduğu aydınlık Türkiye de adaletsizlikler arttıkça maalesef insanların ayrışması hızla artarak ülkemin insanları bireyselleşmekte çözülmektedir.
.
Adaletin olmadığı bir ülkede ,hangi dili kullanırsan kullan ne söylersen söyle anarşi kavga istismar terör huzursuzluk devam eder ve bunları engelleyemezsiniz...
.
Allah ülkemizi ve Türk Milleti'ni korusun.Amin...
Saygılarımla...
.C NAS
     
     
Ertugrul Kalafat /IST/ 18/11/15 00:49 IP:xxx.xxx.xxx.xxx 

Sevgiliye kızıp ta ateşe atılmaz sevgi...
.
Bilder oder Fotos hochladen
Yorum Ertugrul Kalafat
.
Elinize batsa da gülün dikeni, onu öyle seveceksiniz çaresi yok..
.
Madem ki kutsal bir davanın gıpta edilen neferlerisiniz yılmadan yıkılmadan ve sıkılmadan hep ileri yürüyeceksiniz.
.
Bir başarısızlık varsa ortada,''Önce iğneyi kendinize, sonra başkasına batıracaksınız çuvaldızı''
.
Aşk öyle ucuza satılmaz bizde..
.
Başbuğ TÜRKEŞ,'' Bu yol uzun ve çetin bir yoldur.Bu yola katlanabilecekler bizimle beraber gelsin'' demişti.
.
BAŞBUĞ hiç bir zaman pes etmedi.
.
Siyaset yaptığı dönemler de yüzde üçlerden yüzde yedilere geldiğimiz günleri büyük kazanç saydık.'
.
''Emanet ettiğim bayrağa asla leke düşürmeyin'' dedi.
     
     
Ozan Fedai/ 17/11/15 01:47 IP:xxx.xxx.xxx.xxx 

DEĞİLMİSİN...?
.
Bilder oder Fotos hochladen
.
Hangi dağın arkasına saklandın
Alnıma yazılan sen değilmisin
Hoyratların oku ile oklandın
Otağı bozulan sen değilmisin
.
Hanı terketmiyor neden dir hancım
Günden güne artar çoğaldı sancım
Bedeni terkeder olan direncim
Yüreğe kazılan sen değilmisin
.
Seven sevdiğine zehir kusarken
Sevdiklerin kanadına basarken
Vefasızlık deli deli eserken
Donupda buz olan sen değilmisin
.
Yıllar evvel nasıl bulduğun gibi
Kalbime aşkınla dolduğun gibi
Diyarı gurbette bildiğin gibi
Gözümden süzülen sen değilmisin
.
Direncine hekim olmaz hekimi
Canı Veren almak için hükümü
Allah bilir aşikare yükümü
Ezilip büzülen sen değilmisin
.
Ülkü sevdalısı Fedai adım
Altmışıma mediveni dayadım
Bunca yıldır boşa değil feryadım
Sevdası sezilen sen değilmisin
.
Ozan Fedai 14.11.2015
     
     
Mehmet şahan/IST/ 17/11/15 00:23 IP:xxx.xxx.xxx.xxx 

ÇALMAZSAN EĞER..!
.
Bilder oder Fotos hochladen
Sair: Mehmet Sahan
.
Her mü’min namazı kılmış sayılır,
Hadesten, necesten çalmazsan eğer!
Niyetin yerini bulmuş sayılır,
Setrinden, vaktinden çalmazsan eğer!
.
Kalbinden yapmışsan gerçek niyeti,
Niyetsiz namazın olmaz diyeti…
Makbul sayar okuduğun ayeti,
Kıyamdan, kıra(a)ttan çalmazsan eğer!
.
Kılarsan Allah’ın emri gereği,
Beş vakit namazdır dinin direği.
Gıptayla baktırır sana meleği,
Tadil-i Erkândan çalmazsan eğer!
.
Namazın ecrini Yaratan verir,
Hulusi kalp ile Hakk’a yönelir.
Kulunun nidası arşa yükselir,
Rüknünden, rükûdan çalmazsan eğer!
.
Huzur-u İlahi derse dilleri,
Zahiri âlemi görmez gözleri!
Firdevs-i Âlâ’da kokla gülleri,
Yaptığın secdeden çalmazsan eğer!
.
Açılır ameller, kitap önünde;
Namazla başlanır hesap gününde!
Eksik bulamazlar fani dününde,
Kaide-i Ahir’den çalmazsan eğer!
.
Hak olsun Şahan’ım beyninde fikir,
Dilinde tesbih et, kalbinde zikir…
Özünde hamdeyle olmazsın fakir,
Verdiği nimetten çalmazsan eğer!
.
MEHMET ŞAHAN
14.11.2015-İstanbul
     
     
ORHAN ŞEN/BURSA/ 15/11/15 23:21 IP:xxx.xxx.xxx.xxx 

Ülkücü İrade Nasıl Tecelli Eder?-ORHAN ŞEN


Bilder oder Fotos hochladen
Yorumrhan Sen
:
MHP'de benim çok hoşuma giden ve söylenildiği zaman bıyık altından her zaman tebessüm ettiğim bir terim vardır.


''Ülkücü irade'',''ülkücü iradeye güveniyoruz'' , ''ülkücü irade tecelli edecek'', ''ülkücü irade tecelli etti'' veya ''ülkücü iradeye saygılıyız''...


Görüldüğü gibi cümlelerin sonu nasıl bağlanırsa bağlansın ortak sihirli kelime ''ülkücü irade''dir.


Ülkücü irade sözü son yıllarda çok sık kullanılan ve adeta ülkücü hareketin kutsalları(!) arasına giren bir sözdür.Yapılan bir haksızlığı yada yanlışı görüp yapanları tenkit ettiğinizde ;


-Kardeşim sen ''ülkücü iradeye''saygı göstermiyormusun?Ya da Bizi buraya ''ülkücü irade'' getirdi,ancak ''ülkücü irade'' götürebilir,denilir.Ve anında söz konusu itilaf bıçak gibi kesilir.Öyle ya hiç kimse ''ülkücü irade''den büyük(!) değildir.


Peki,''ülkücü irade'' nasıl tesis edilir yani nasıl oluşturulur.İsterseniz bu konuyu kısaca inceleyelim.


Malumlarınız olduğu üzere MHP'ye üye olmak deyim yerindeyse ''deveye hendek atlatmak''gibi bir şeydir.İlçe,il ve Genel Merkezimiz bu konuda çok hassas(!) davranıp her müracaat edeni üyeliğe kabul etmezler.


Ben şu kadar yıllık ülkücüyüm,mesleğim şudur,kariyerim budur şeklindeki yaklaşımlar MHP'ye üyelik için yeterli şartlar değildir.


Parti büyükleri(!) tarafından gerekli araştırmalar yapıldıktan sonra ilçe,il da merkezin uygun gördüğü kişiler ancak üyeliğe kabul edilebilirler. Üyelik faslını kısaca özetleyip geçtikten sonra asıl konumuz olan ''ülkücü irade''nin nasıl tecelli ettirildiğine gelelim.


Partinin büyük kurultayı yaklaşınca genel merkezde görevli büyüklerimiz il başkanlarını mercek altına alırlar.Bu arada mevcut il başkanları ile ilgili illerden ''güvenilir kaynaklardan'' gelen raporlar gözden geçirilir.Eğer bir il başkanı ''güvenilir''se sorun yok görevinin başına bırakılır ancak ''güvenilmezse'' görülen lüzum üzerine görevden alınarak yerine ''güvenilir''bir il başkanı atanır.


Mevcut yada yeni atanan ''güvenilir'' il başkanları da ilçe başkanlarını mercek altına alır ve ''güvenilmez''olduklarını düşündüğü ilçe başkanlarını görevden aldırıp yerlerine ''güvenilir'' ilçe başkanlarını atattırırlar.Böylece ''ülkücü irade''nin tecellisi yolunda ilk önemli merhale geçilmiş olur.


''Güvenilir'' ilçe başkanları ilçe kongresi yaklaşınca üye listesini önlerine açıp ilçe delegesi ''ataması'' yaparlar.''Şu bize oy verir bu bize oy vermez ''şeklinde yapılan tasnifin sonunda 300-350 civarında ''güvenilir delege'',50-100 civarındada ''güvenilmez delege'' atanır.


Bazı ''sakıncalı''üyeler ''güvenilmez''delege kontenjanından dahi delege yapılmazlar.Bazı ilçelerde bu kadar zahmete de gerek kalmaz.Çünkü üye sayısı 400 ün altında tutulduğu için o üyeler zaten otomatikman ilçe delegesidirler.


Sonuç olarak ince elenip sık dokunularak (!)''atanan'' bu delegelerle ilçe kongresi yapılır ve genelde delegeleri ''atayan''mevcut yönetim yada onların desteklediği liste seçilir.Seçilen ilçe başkanı kürsüye çıkarak ;


-İlçe kongremizde ''ülkücü irade''tecelli etmiştir,der.
Atanmış delegelerle yapılan ilçe kongreleri sonucu seçilen il delegeleri, il kongresine katılırlar.600 İl delegesinin zaten çoğunun tercihi kendisini il delegesi yapan gücün arkasında olacağı için il kongresini de Ankara'nın atadığı yada desteklediği liste kazanır.


Kazanan il başkanı da yaptığı teşekkür konuşmasında;


-İli kongremizde ''ülkücü irade ''tecelli etmiştir,der.Böylece sıra büyük kongrede ''ülkücü irade''nin tecelli ettirilmesine gelmiştir.


Genel merkez ''ülkücü irade''ye saygısından olsa gerek genelde çok adaylı kongreleri sevmez ama kazara biri yada birileri aday olarak çıkarsa ''ülkücü iradenin''yanlış(!) bir tercih yapmasını önlemek için adaylara ve onları destekleyenlere demediklerini ve yapmadıklarını bırakmazlar.


Adayların çoğu kongre salonuna bile zor girerler.Bu işler için özel görevlendirilmiş ekipler bir ellerinde siyah boya bir ellerinde de fırça ile adayları bir güzel karalarlar.


Ne Soros'culuklarını ,ne fitneciliklerini,ne okyanus öteciliklerini ne trollüklerini nede istihbarat elemanı olduklarını bırakmazlar. Kongre salonunda ''ülkücü irade''yi temsil eden delegeler yoğun bir abluka altına alınırlar.


Delegeler oy kullanırken ''yanlışlık yapmasınlar''(!) diye olsa gerek neredeyse onlarla birlikte oy verme kabinine girilir.


Kabinlerin civarına yerleştirlen kameralarla kabin içlerine zum yapılarak kimin nereye oy kullandığının tespit edileceği ve muhalefete oy veren delegelerin ihraç edileceği söylentileri yayılır.İl başkanları kabin başlarında bekleyip, oy veren delegesinden vermediği oyu yada oyları kendisine getirmesini talep ederler.


Burada maksat asla güvensizlik(!) değildir.Amaç, ''otokontrol''(!) yapmaktır.Sonuç olarak ''mevcut Genel Başkan ve ekibi'' tekrar seçilir.Ve Genel başkan yaptığı teşekkür konuşmasında;


-Kurultayımızda Ülkücü irade tecelli etmiş,fitne-fesat kaybetmiştir diyerek delegelere teşekkür eder ve büyük bir alkış alır.


Kongre sonucuna itiraz eden olursa ;


-Kardeşim sen ''ülkücü iradeye''karşı mısın denilir yada bir başarısızlık halinde yönetim istifa etsin diyenlere de;


-Bizi göreve ''ülkücü irade'' getirdi ancak ''ülkücü irade'' götürür derler. O halde buyurun sizi buraya getiren ''ülkücü irade''ye yeniden başvuralım,yeniden güven tazeleyin denildiğinde de ''ülkücü irade''nin bizden böyle bir talebi yoktur denilir.


Tabi ki yukarıda anlattığımız şekilde gerçekleştiği halde ''ülkücü iradenin'' yanlış(!) yada hatalı(!) tecelli ettiği ilçe ve iller olabilir mi?


Elbette olabilir.


Ülkücülerde beşerdir,şaşabilirler(!).Onlarda büyük kongreden sonra görevden alınarak delegenin yapmış olduğu hata(!) genel merkez tarafından düzeltilir ve yeniden ''ülkücü irade'' çizgisine getirilirler.


Işte size ''ülkücü irade''nin tecellisinin özeti.
:
ORHAN ŞEN
     
     
Seha Özköse /IST/ 15/11/15 13:33 IP:xxx.xxx.xxx.xxx 

KERAMETİ, İSLAM DÜŞMANI DİN TACİRİ ŞAHISLARDA ARAMAYIN KERAMET İLAHİDİR VE KUR'AN AYETLERİNDE MEVCUTTUR.
.
Bilder oder Fotos hochladen
.
MAİDE SURESİ 51. AYET, ASIRLAR ÖNCESİNDEN UYARIYOR:
.
""YAHUDİ VE HRİSTİYANLARLA DOST OLMAYIN, ONLAR BİRBİRLERİNİN DOSTUDURLAR, ONLARLA DOST OLANLAR ONLARDANDIR""
.
DİNLER ARASI DİYALOGCU TAKKELİ PAPAZ FETHULLAH EFENDİ ŞİMDİ NEREDE VE KİMLER TARAFINDAN KORUNUYOR ?
.
MUCİZE İŞTE BURADA !
.
SURUÇ VE ANKARA TERÖR SALDIRILARINDA UZUN'UN İLK ÜÇ GÜN AĞZINI BIÇAK AÇMAMIŞTI.
.
PARİS TERÖR SALDIRISINA ANINDA REFLEKS VERMESİ ÇOK GARİP DEĞİL Mİ ?
.
TÜRK HALKI ÖĞRENEMEDİ; ""GERÇEKLER DAİMA AYRINTILARDA SAKLIDIR"".
.
KISA'YA NE DİYECEKSİNİZ ? KAMERALAR KARŞISINA GEÇİP, EL-KAİDE'NİN ALT TERÖR GURUBU EL-NÜSRA İÇİN; ""EL-NÜSRA BİZİM DOSTUMUZDUR"" DEMEMİŞ MİYDİ ?
.
O DA YETMEMİŞ, ANKARA TERÖR SALDIRISININ ARDINDAN; ""OYLARIMIZ ARTTI"" DEMEMİŞ MİYDİ ?
.
ŞİMDİ ""PARİS TERÖR SALDIRISI İNSANLIK SUÇUDUR"" DİYORLAR.
.
BUNA İNANSA İNANSA BİR TEK EŞCİNSEL KADİR İNANIR.
     

« ÖncekiSonraki »Mesaj GönderYönetici Giriş
Toplam : 725 mesaj
1...1213141516...25